Evet tarihte yaşanan bu olay Büyükşehir Belediyesinin yayınları arasında yer alan 'Darülmülk Konya' dergisinin sayfaları arasında yayınlandı.
HİKAYESİ ANLATILIYOR
Yapılan araştırma sonucu Nadir Karakuş tarafından kaleme alınan olaya göre Birinci Haçlı seferine katılan Belçika Kralı Godefroi de Bouillon, Birinci Kılıçarslan ile savaşmak için geldiği Konya'da Meram Bağlarında bir ayı ile savaştı. İşte bu mücadelede yaralanan ve ölüm tehlikesi geçiren Haçlı kralının Meram bağlarında ayının saldırısına uğradığı ve tarihte yer alan olay şöyle kaleme alındı:

HAÇLI SEFERLERİ BAŞLADI
Haçlılar, 1 Temmuz 1097’de Eskişehir yakınlarında Anadolu Selçuklu ordusunu mağlup ettikten sonra Konya’ya doğru yürüyüşlerini devam ettirmişlerdir. Onlara engel olamayacağını anlayan Sultan I. Kılıcarslan da yıpratma taktiğine başvurarak Haçlıların geçecekleri yerlerdeki tarlaları tahrip edip, su kaynaklarını da kullanılamaz hale getirmiştir. Kendisi ise ordusuyla birlikte dağlara çekilerek gerilla harbi yapmaya başlamıştır. Böylece Haçlıların Konya istikametine olan yolculukları, başta açlık ve susuzluk olmak üzere büyük sıkıntılarla devam etmiştir.
KRAL MERAM DA GEZİNTİYE ÇIKMIŞ
Haçlılar, bu şartlar altında yorgun-argın 1097 Ağustos ortalarında Konya’ya ulaşmışlardır. I. Kılıcarslan ve şehir halkı, ikinci Selçuklu başkenti Konya’yı boşaltarak dağlara çekilmiştir. Yılın en sıcak günlerinde yapılan bu zorlu yolculuk sonrasında dinlenmek için sularının şırıl şırıl aktığı, oldukça yeşil ve serin bir havanın hüküm sürdüğü Meram bağları, Haçlıların imdadına yetişmiş, onların nefes alıp moral bulmalarına vesile olmuştur. Dinlenip, güç toplanılan bu güzel ortamda Godefroi’nin başına gelen bir olay ise Meram bağlarında geçirilen güzel anları, kâbusa çevirmiştir.

AYI İLE KARŞILAŞTI VE SAVAŞTI
Yeşilliği ve şirinliği ile Haçlıları büyüleyen Meram’daki ormanda dinlenmek ve ava çıkmak isteyen Dük Godefroi ve diğer baronlar, yanı başlarında kendilerini adeta davet eden şirin ağaçlık alana dalmışlardır. Bu sırada Godefroi, kuru odun toplayan bir Hıristiyan hacıyı kovalamakta olan büyük ve korkunç bir ayı ile karşılaşmıştır. Avrupa'nın dokuz büyük şövalyesinden biri olarak görülen Godefroi, çığlık çığlığa bağıran adama yardım etmek için atını bu ayıya doğru sürmüştür. Ayı da onu görmüş ve altındaki zavallı adamı bırakarak Dük’e doğru saldırıya geçmiştir. Godefroi’nin atını yaralayan ve yere düşüren ayı, şimdi Haçlı lordunu yaya bırakmıştır. Devasa büyüklükteki ayı, korkunç bir homurtu ile saldırmaya başlamış, elindeki kılıcına rağmen rakibini alt etmeye çalışmıştır. Bundan sonra ayı ile Godefroi arasında büyük bir mücadele olmuş, Godefroi’nin elinden kılıcını düşürmeye muvaffak olamayan ayı, sonunda Haçlı lordunun kuvveti ve silahşörlüğü sayesinde derin bir kılıç darbesi ile öldürülmüştür. Godefroi, bu kanlı ve orantısız mücadeleyi kazanmasına rağmen, kendisi de bacağından derin bir yara almıştır. Hatta yara o kadar büyüktür ki bir müddet acıyla kıvranan Dük, kan kaybından da yorgun düşerek ayağa kalkamamıştır.
ÖLMEK ÜZEREYDİ AMA...
Bundan sonra, bu orantısız güreşi dehşetle izleyen Hıristiyan hacı, vahim durumu Haçlı ordugâhına bildirmiş, Godefroi’nin adamları da hızla gelerek lordlarını karargâha taşımışlardır. Ölümcül bir darbe ile kendisinden geçen Dük Godefroi için Meram bağlarında derin bir yeis hüküm sürmüş, kendisinden ümit kesen Orange piskoposu ona ölüm duası dahi yapmıştır. Ancak hekimler tarafından tedavi edilen Godefroi, nihayet bir müddet sonra kendisine gelebilmiştir. Güçlü bir bünyeye sahip olan Godefroi, ayının yaraladığı bacağının acısını daha sonra da hissetmiş, Antakya'ya giderken bir müddet sedye üzerinde taşındığı gibi zaman zaman da bir kenarda uzun süre dinlenme ihtiyacı duymuştur.

KUDÜS'ÜN İLK HAÇLI YÖNETİCİSİ OLDU
Bundan sonra Haçlı seferi Antakya istikametine devam etmiş, Dük Godefroi Meram bağlarında aldığı yaraya rağmen buradaki muhasaraya da aktif olarak katılmıştır. 3 Haziran 1088’de şehrin ele geçirilmesinde etkili olduğu gibi daha sonra Musul Selçuklu emiri Kürboğa kumandasındaki birleşik Müslüman ordusunun mağlubiyetinde de aktif rol oynamıştır. 14 Temmuz 1099’da da Kudüs'ün fethinde yine etkin olan Godefroi, kuzey surlardan yaptığı taarruzla Kutsal Şehir’in Fatımîlerden alınmasında büyük yararlılıklar göstermiştir. Ardından da Kutsal Mezar’ın Savunucusu “Advocatus Sancti Sepulchri” unvanı ile Kudüs’ün ilk Haçlı yöneticisi seçilmiştir. 18 Temmuz 1100 yılında da hayata gözlerini yumarak yaklaşık bir yıllık bir Kudüs krallığının ardından Hz.İsa’nın hatıralarını taşıyan Kutsal Mezar Kilisesi’nde defnedilmiştir.
Bugün Brüksel meydanında Belçika’nın simgesi olarak gösterilen Godefroi de Bouillon’un Meram bağlarındaki hikâyesi ise geçmişten günümüze bizlere bir sergüzeşt sunduğu gibi Haçlı seferlerinin yıkıcı ve kinle dolu günlerinin farklı bir yansıması haline gelmiştir.









