Hakkari Yolu Tehlikede mi? Uzmanlardan Şok Eden 'Heyelan Riski' Uyarısı

ÇEVRE Yayınlanma : 04 Mayıs 2026 20:45 Düzenleme : 04 Mayıs 2026 20:45
Hakkari Yolu Tehlikede mi? Uzmanlardan Şok Eden 'Heyelan Riski' Uyarısı
Uzmanlar, 2026'daki aşırı yağışların Hakkari yolunda heyelan riskini artırdığını belirtiyor. Mevcut yol yapım yöntemlerinin coğrafi şartlarla uyumlu hale getirilmesi ve doğanın potansiyel etkilerinin dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.
Hakkari Yolu Tehlikede mi? Uzmanlardan Şok Eden 'Heyelan Riski' Uyarısı

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılına dair öngörülen aşırı yağışların Hakkari kara yolundaki heyelan riskini ciddi şekilde artırdığını vurguladı. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, bu durumun, yol inşaatlarında mevcut coğrafi koşullara entegre yeni mühendislik stratejilerinin acilen benimsenmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.

Hakkari Yolu Tehlikede mi? Uzmanlardan Şok Eden \

REKOR YAĞIŞLAR YOL GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR

Bu yıl bölgede yaşanan olağanüstü yağışlar, Van ve Hakkari arasındaki kritik ulaşım hattı olan kara yolunda önemli aksamalara yol açtı. Dik yamaçların ortasından geçen bu güzergahta, toprakların yoğun yağmur ve kar suyunu emerek ağırlaşması, devasa toprak kütlelerinin yola sürüklenmesine neden oldu. Bu heyelanlar, bölgedeki ulaşımın güvenliğini doğrudan tehlikeye atarken, uzmanlar mevcut yol yapım tekniklerinin coğrafi gerçeklerle uyumunun gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bilimsel veriler ışığında konuyu ele alan Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, özellikle bu yıl toprağın doygunluğa ulaşmasının felaketi tetikleyen ana etken olduğunu ifade etti.

Hakkari Yolu Tehlikede mi? Uzmanlardan Şok Eden \

DOĞAL SÜREÇLER VE MÜHENDİSLİK ÇÖZÜMLERİ

Prof. Dr. Alaeddinoğlu, "Yolların heyelanlara maruz kalması beklenen bir sonuçtu" diyerek, Hakkari yolunun bir vadi içinde yer aldığını ve bu durumun güzergah boyunca yüksek eğimli yamaçları beraberinde getirdiğini hatırlattı. Özellikle 2026 yılından itibaren bölgede öngörülen yoğun kar ve yağmur yağışlarının, toprağın suya doygun hale gelmesine neden olacağını belirten Alaeddinoğlu, "Toprak suya doyduğunda ve mevcut jeolojik yapıyla birleştiğinde, eğim doğrultusunda taşınamayacak bir yük oluşmaktadır. Bu yük eşiği aşıldığında, toprak doğal bir süreç olarak akışa geçmektedir. Eğimin alt kısmında akarsu, akarsudan hemen önce de kara yolu bulunduğu için, söz konusu yolların bu yıl yoğun şekilde heyelanlara maruz kalması beklenen bir sonuçtur" şeklinde konuştu. Alaeddinoğlu, heyelanların önüne geçilebilmesi için mühendislik projelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Buradaki temel mesele, yol sistemlerinin bu tür yoğun yağışlı dönemler dikkate alınarak, mühendislik açısından farklı yöntemlerle, insan hayatına ve sağlığına zarar vermeyecek şekilde dizayn edilmesidir. Ancak sorunun ana kaynağı bölgedeki eğimden kaynaklanmaktadır. Bu eğim var olduğu ve yollar buradan geçtiği sürece, her yağışlı dönemde toprak suya doyacak ve taşıyamayacağı bir ağırlığa ulaştığında eğim doğrultusunda akarak heyelan dediğimiz doğa olayını gerçekleştirecektir. Bu, doğanın kendi işleyişi içerisinde gayet doğal bir süreçtir. Dolayısıyla bizlerin, tüm yol inşaatlarında ve insana ait her türlü yapılaşma sürecinde doğanın bu normal işleyişini ve potansiyel etkilerini dikkate almamız gerekmektedir. Aksi takdirde bu süreçler, sadece yolların kapanmasıyla sınırlı kalmayıp, can ve mal kayıplarına yol açabilecek ağır sonuçlar doğurabilir" ifadelerini kullandı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.