Kayseri'de yaşayan 23 yaşındaki Halil Daylak, annesinin 13 yaşında hediye ettiği sazla başladığı ozanlık yolculuğunda 10 yıldır aşıklık geleneğini yaşatmaya devam ediyor. Ortaokul yaz tatilinde annesinin "boş işlerle uğraşmazsın" diyerek aldığı sazı komşusunun yardımıyla çalmayı öğrenen Daylak, kısa sürede kendini geliştirerek sahne almaya başladı.

USTALARLA GEZEN GENÇ OZAN
Daylak, 13 yaşında Kayseri'nin Bünyan ilçesinde düzenlenen ve ünlü halk ozanlarının katıldığı şenlikte sahne alarak büyük beğeni topladı. Bu başarısının ardından 10 yıl boyunca yurt içi ve yurt dışında çok sayıda etkinliğe katılan genç ozan, ustalarıyla birlikte diyar diyar gezerek aşıklık geleneğini sürdürüyor. Nevşehir Hacıbektaş Veli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü mezunu olan Daylak, Kültür ve Turizm Bakanlığına kayıtlı halk ozanı unvanına sahip.

AİLESİNİN DESTEĞİ VE YOLCULUĞU
Daylak'ın ozanlık serüveninde ailesinin önemli rolü bulunuyor. Annesinin saz almasıyla başlayan süreçte, dedesinin yönlendirmesiyle Aşık Yemliha ile tanışan genç ozan, babasının "bizim oğlandan aşık olmaz" tepkisine rağmen yolundan dönmedi. Daylak, "Hocam babama 'senin oğlun deşilmemiş maden çukuru, işlenmemiş bir altın madeni' dedi ve benim ozanlık sürecim bu şekilde başladı" diyerek yaşadığı dönüm noktasını anlatıyor.
KÜLTÜR MİRASINI TAŞIYOR
Daylak, Kayserili ozanlar Aşık Seyrani ve Dadaloğlu'nun türkülerini seslendirerek kültür mirasını yaşatıyor. "Ezanlarımız dini, ozanlarımız da bir kültürü temsil eder" diyen genç ozan, halkın desteği sayesinde ülkenin dört bir yanını gezme fırsatı bulduğunu belirtiyor. Daylak, "Millet nerdeyse biz oradayız. Bu kültürü yaşatıyorsak, halk varsa yaşatıyoruz" sözleriyle halk ozanlığının toplumsal bağını vurguluyor.







