Mersin’in Anamur ilçesinde yaşayan emekli din görevlisi Hasan Püryan, babasından miras kalan asırlık su değirmenini ayakta tutarak geçmişin üretim kültürünü geleceğe taşımaya çalışıyor.

GEÇMİŞİ YAŞATMAK İÇİN MÜCADELE
Yıllarca camilerde görev yapan Püryan, emekliliğinin ardından çocukluğunun geçtiği değirmenin başına geçerek hem babasının vasiyetini yerine getiriyor hem de unutulmaya yüz tutan bir geleneği yaşatıyor. Anamur’a bağlı Güngören Mahallesi’nde bulunan tarihi su değirmeni, günümüzde hala doğal su gücüyle çalışıyor. Taşların dönüşüyle öğütülen buğday ise mahalle sakinlerine eski usul un olarak ulaşıyor.

BABASINDAN KALAN EMANETE SAHİP ÇIKIYOR
1964 yılında Güngören Mahallesi’nde dünyaya gelen emekli imam Hasan Püryan, Anamur İmam Hatip Lisesinin ilk mezunlarından biridir. Meslek hayatına Kastamonu’da başlayan Püryan, uzun yıllar Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yaptı. Ancak çocukluk yıllarında öğrendiği değirmencilik, hayatından hiç çıkmadı. Emekliliğin ardından köyüne dönen Püryan, yıllardır atıl durumda kalan sistemi onararak tekrar çalışır hale getirdi. Geleneksel düzeni korumak için elektrikli sisteme geçmediğini belirten Püryan, “Babam bana, ‘Ben nasıl yaşattıysam sen de devam ettir’ diye vasiyet etti. Bu yüzden satmayı hiç düşünmedim.” şeklinde konuştu.

KÜLTÜREL MİRASA SAHİP ÇIKMAK
Kazancının çok olmadığını ifade eden Püryan, buna rağmen değirmeni yaşatmaya devam edeceğini vurguladı. Tarihi yapıyı satması için teklifler aldığını belirten Püryan, “Bu kültür kaybolmamalı. Rabbim sağlık verdikçe çark dönmeye devam edecek.” dedi. Su değirmenleri, bir dönem Anadolu köy yaşamının merkezinde yer alıyordu ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte birer birer yok oldular. Ancak Püryan’ın yaşatmaya çalıştığı değirmen, geçmişin izlerini bugün de taşımaya devam ediyor. Doğal yöntemlerle öğütülen una olan talebin arttığını söyleyen Püryan, insanların eski usul üretime yeniden yönelmeye başladığını belirtti. Anamur Müftülüğü İlçe Gençlik Koordinatörü İbrahim Sağır ve beraberindeki heyet, Hasan Püryan’ı ziyaret ederek, onun kültürel mirasa sahip çıkmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı.







