Çocukluğunda pilot olmanın hayalini kuran iş insanı Orhan Ünsal, hayalini gerçekleştirmekle kalmadı, bozkırın ortasında inşa ettiği hava parkıyla hem kendi uçuşlarını gerçekleştiriyor hem de havacılık tutkunlarına ilham kaynağı oluyor. Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nden pilotluk lisansı alan Ünsal, uçağını uçuracak yer bulamayınca rotasını Ankara’nın Polatlı ilçesine çevirdi ve kendi hava parkını kurdu.
Kurduğu hava parkıyla ulaşımını sağlayan ve aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerine imza atan Ünsal, depremzedeler ile şehit ve gazi yakınlarına gökyüzüyle buluşma imkânı sunuyor. Halen Tüm Amatör ve Sportif Havacılar Derneği Başkanlığı görevini sürdüren Ünsal’ın hedefi, Türkiye genelinde hava parklarının sayısını artırmak.

"Uçağı uçuracak yer yokmuş"
Havacılık serüveninin nasıl başladığını anlatan Orhan Ünsal, çocukluk yıllarında köyünün üzerinden geçen uçaklara bakarak hayaller kurduğunu belirtiyor:
"Uçmak için uçak almak mecburiyeti oluştu. Çünkü uçağı kiralayıp uçamıyorsun. Uçak aldık, sonra uçağı aldıktan sonra gördük ki uçağı uçuracak yer yokmuş aslında, ülkemizde pist yokmuş. Bunu fark ettik ve daha sonra da bir pist yaparak bu pistte uçmaya başladık. Tabii ki havacılığın içine girdikten sonra havacılığın eksiklerini gördüm, Tüm Amatör ve Sportif Havacılar Derneği Başkanı oldum. Ülkemizin birçok noktasında aslında bu tür hava parklarının ihtiyacı olduğunu gördük. Bu noktada da dernek olarak da hava parkları yapılması noktasında çalışmalarımız var. Hem sivil havacılığımızla irtibatlı olarak, Devlet Hava Meydanlarımızla, yine Ulaştırma Bakanlığımızın bünyesinde aslında bu hava parklarını çoğaltma gayreti içerisindeyiz."
"Havacılık, rüzgarı hissetmek, özgürlüğü hissetmektir"
Kurduğu hava parkının küçük bir havaalanı statüsü kazandığını ifade eden Ünsal, burada yalnızca ulaşım ve eğitim değil, aynı zamanda çeşitli sosyal etkinliklerin de gerçekleştirildiğini belirtiyor:
"Bu hava parkında pilotaj eğitimleri veriliyor iki tane uçuş okulu tarafından. Onun dışında PIC eğitimleri, yani saat doldurması gereken pilotlarımız da burada gördüğünüz uçaklarda uçarak saatlerini de doldurmuş oluyorlar. Daha sonra da hava yollarına başlamış oluyorlar. Onun dışında da tabii biz bu pistimizde etkinlikler de yapıyoruz. Çünkü bizim insanımız havacılığa ulaşmakta zorlanıyordu. Havacılık sadece, hava yollarıyla uçmak değil aslında. Havacılık, rüzgarı hissetmek, özgürlüğü hissetmektir. İşte biz burada bunları yapıyoruz. Çocuklarımıza o özgürlüğü, o rüzgarı hissettiriyoruz. Burada çeşitli etkinliklerimizle yine sosyal faaliyetlerimize de zenginlik katmış oluyoruz. Daha önce burada depremzede çocuklarımızı uçurduk. Çok mutlu oldular. Burada geldi eğlendiler, uçtular, gökyüzüyle tanıştılar, uçaklarla tanıştılar. Ondan sonra da şehit ve gazi ailelerimizle yine etkinlikler düzenledik iki defa. Bu tür etkinlikleri düzenlemeye devam ediyoruz hava parkımızda. Tabii ki hedefimiz ve hayalimiz bu hava parklarının ülkenin genelinde çoğalmasıdır."
"Uçaklarla da pratik seyahat yapma imkanı buluyorlar"
Hava parklarının sadece havacılık tutkunlarına değil, iş dünyasına da büyük kolaylık sağladığını vurgulayan Ünsal, uçakların ulaşımda sunduğu avantajlara değindi:
"Önce pilot olmak gerekiyor. O yüzden de pilot olmak için de tabii ki bu tür tesislere ihtiyaç var. Havacılık eğitimi veren şirketlere, firmalara ihtiyaç var, okullara ihtiyaç var. Bunların da çoğalması gerekiyor. İşte bu hava parklarında, bu tesislerde, bu eğitimleri aldıktan sonra da yine aynı zamanda uçak da alıyorlar iş adamları bizim gibi. Bu uçaklarla da pratik seyahat yapma imkanı buluyorlar. Yani gidip de meydanlarda, havaalanlarında saatlerce uçak beklemeye gerek yoktur. Tarifeli uçaklara hiç beklemeye gerek yoktur. Bu tür uçaklarla Türkiye'nin her tarafına uçabilirsiniz. Bin kilometre menzili var bu uçakların. Hatta bin 700 kilometre menzili olan uçaklarımız da var. Dolayısıyla kendi kullandığınız uçakla buradan kalkıp Ankara'dan, Orhan Ünsal Hava Parkı'ndan, Türkiye'nin her noktasına uçabiliyorsunuz."








