Kahveyle ilgili dikkat çeken yeni bir bilimsel araştırma, düzenli kahve tüketiminin karaciğer sağlığı üzerinde önemli koruyucu etkiler sağlayabileceğini gösterdi.
Clinical Gastroenterology and Hepatology dergisinde yayımlanan araştırmada, 354 binden fazla kişinin sağlık verileri 10 yılı aşkın süre boyunca incelendi.
Sonuçlara göre her gün kahve tüketen bireylerde siroz, karaciğer kanseri ve karaciğer hastalıklarına bağlı ölüm riskinin anlamlı şekilde azaldığı belirlendi.
GÜNDE 1 FİNCAN BİLE FARK OLUŞTURUYOR
Araştırmanın sonuçlarına göre günde 1 ila 2 fincan kahve tüketen kişilerde;
Siroz riski yüzde 20,
Karaciğer kanseri riski yüzde 24,
Karaciğer hastalıklarına bağlı ölüm riski ise yüzde 31 oranında daha düşük bulundu.
Bilim insanları, düzenli ve ölçülü kahve tüketiminin karaciğer sağlığı açısından önemli katkılar sağlayabileceğini ifade ediyor.
3-4 FİNCAN TÜKETENLERDE ORANLAR DAHA DA DÜŞÜYOR
Araştırmada günde 3 ila 4 fincan kahve tüketen kişilerde ise koruyucu etkinin daha belirgin olduğu görüldü.
Bu grupta;
Siroz riski yüzde 35,
Karaciğer kanseri riski yüzde 35,
Karaciğer hastalıklarına bağlı ölüm riski ise yüzde 41 oranında daha düşük olarak tespit edildi.
KORUYAN KAFEİN DEĞİL
Araştırmanın ilk yazarı Dr. Hyunseok Kim, benzer sonuçların kafeinsiz kahve tüketen kişilerde de görüldüğünü belirtti.
Bu durumun, koruyucu etkinin büyük ölçüde kahvenin içerdiği antioksidan bileşiklerden kaynaklandığını gösterdiğini ifade eden uzmanlar, faydanın yalnızca kafeinle açıklanamayacağını vurguladı.
ŞEKERLİ KAHVE TÜKETENLER DİKKAT
Araştırmada kahvesini şeker veya tatlandırıcıyla tüketen kişilerde de koruyucu etkinin devam ettiği görüldü. Ancak risk oranlarının sade kahve tüketenlere göre bir miktar daha yüksek olduğu tespit edildi.
Uzmanlar, ilave şeker, yapay tatlandırıcılar ve yüksek oranda işlenmiş kahve kremalarının mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğine dikkat çekti.
TEK BAŞINA YETERLİ GÖRÜLMÜYOR
Araştırmacılar, kahvenin karaciğer sağlığını destekleyebileceğini ancak tek başına bir tedavi yöntemi veya koruyucu çözüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Uzmanlar, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının karaciğer sağlığının korunmasında temel unsur olmaya devam ettiğini vurguladı.







