Her tanede bir hatıra: Tespihte zaman yolculuğu

HAYATIN İÇİNDEN Yayınlanma : 20 Nisan 2025 11:56
Her tanede bir hatıra: Tespihte zaman yolculuğu
Ankara Kalesi’nde el sanatlarıyla geçmişi geleceğe taşıyan Hasan Kurşun, kişisel hatıraları titizlikle tespih tanelerine işleyerek her birini anlam yüklü bir esere dönüştürüyor.

Yurt dışından dönüşünün ardından geleneksel el sanatlarına yönelen 44 yaşındaki Hasan Kurşun, Ankara Kalesi’nde açtığı atölyesinde yaklaşık 11 yıldır tespih ustalığı yapıyor. Her bir tespihi el işçiliğiyle hazırlayan Kurşun, kişisel hatıraları da tespih tanelerine işleyerek zamana iz bırakan eserler ortaya koyuyor.

Ankara Kalesi’nin tarihi atmosferinde çalışmalarını sürdüren Hasan Kurşun, geçmişi bugüne taşıyan el emeği tespihleriyle dikkat çekiyor. Dükkanında hem kendi tasarladığı tespihlere hem de usta isimlerden kalan özel koleksiyonlara yer veriyor.

tespihte-zaman-yolculugu1.jpg

"Yaptığım her tespih benden bir parça"

Tespihlere olan ilgisinin yurt dışından Türkiye’ye döndükten sonra başladığını belirten Kurşun, mesleğine olan bağlılığını şu sözlerle dile getiriyor:
“Tespihleri kendim yapıyorum, yaptığım her tespih aslında benden bir parça. Çok özeniyorum, çok da seviyorum. Biri eline aldığında Hasan Kurşun tespihi diye kıymet vermesini istiyorum.”

Kurşun, bir tespihin üretim sürecinin ortalama 1-3 gün sürdüğünü, tamamen geleneksel yöntemlerle üretim yaptığını ifade ederek şöyle konuşuyor:
“Tamamen geleneksel usulle tespihlerimi üretiyorum. Başından sonuna kadar her şeyi, ipe dizmesi, cilası, kesimi hepsini kendim yapıyorum. Bir gün kesimi sürüyor, geri kalan süreciyle beraber hemen hemen 3 günde tamamlıyorum.”

Doğal ve sentetik malzemeler bir arada

Kullanılan malzeme türlerine de değinen Kurşun, doğal ve sentetik malzemeler arasında önemli farklar olduğunu belirtiyor:
“Doğalda ağaç ve hayvansal gruplar, damla-kehribar yer alırken, sentetikte sıkma kehribar, katalin ve eski plastikler bulunuyor.”

tespihte-zaman-yolculugu2.jpg

Aile boyu el sanatına gönül verdiler

Sanata olan ilgisinin ailesine de yansıdığını vurgulayan Hasan Kurşun, mesleğini çocuklarına da öğretmeye çalıştığını belirterek şunları söylüyor:
“Oğlum zaten 11 yaşında, 4-5 yaşından beri hafta sonları elimden geldiği kadarıyla mesleği öğretmeye çabalıyorum. Eşimde zaten tespihin başka kulvarında, kendisi kazaziye ustasıdır. O da hem kendi mesleğinin hem de tespihin aşığı bir insandır. Tespihlere püskül, el örmesi, Trabzon işi gibi işlemeleri yapar.”

“Koleksiyonumun gözdesi: İskender Usta’nın tespihi”

Kendi üretimlerinin yanı sıra, değerli ustaların eserlerini de biriktiren Kurşun, koleksiyonculuk yönüne de dikkat çekiyor:
“Koleksiyon yapıyorum, genelde eski ustaların yaptığı kıymetli tespihleri biriktirmeye çalışıyorum, o da kolay bulunmuyor. Bazen al sat yapıyorum, aldığım ürünlerde koleksiyonun içinden en güzelini kendime ayırmaya çalışıyorum. Onun için ekstra bir çaba gösteriyorum. Genelde eski ustaların yaptığı tespihleri biriktirmeye çalışıyorum koleksiyonumda.”

Kurşun, koleksiyonunun en özel parçasını ise şöyle anlatıyor:
“Burada İskender ustamızın tespihi var, 103 gramlık simli. Şu anda dükkanımda satışta olan bir ürün ama benim de koleksiyonumda mevcut. İskender usta gelmiş geçmiş en büyük tespih sanatı ustası olarak nitelendirilir, rahmetli olmuştur. Türkiye'nin yetiştirdiği eski ustalardandır.”

tespihte-zaman-yolculugu3.jpg

“Antika malzemelerden de tespih yapıyoruz”

Kurşun, yalnızca geleneksel malzemelerle değil, hatıra değeri taşıyan objelerle de çalıştığını belirtiyor. Özellikle koleksiyon ya da özel kullanım için hazırlanan tespihlerin, tamamen müşterinin isteğine göre şekillendiğini söylüyor:
“Tamamen beni, alıcı kişiler yönlendiriyor. Müşterimiz geliyor, siparişini veriyor, ona göre yönleniyoruz tamamen. En çok zevk aldığım tespih türü kukadır. Doğal bir malzeme. Gerçekten tornada form vermek, işlemek benim için büyük bir keyif ve tespih sevenlerin çoğunda da bulunan sevilen bir malzeme türüdür. Tamamen doğal ve antibakteriyel yapıya sahip güzel bir tespih oluyor.”

Eski dönemlerden kalma antika malzemelerin, özel bir ilgi gördüğünü vurgulayan Kurşun, sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Osmanlı sıkma kehribar 1900'lü yılların başında üretilmiş plastik türü ama devamı olmadığı için gerçekten çok kıymetli ve tutulan ve en çok istenilen bir malzeme. Obje türü uygun olan malzemelerden tespihler yapabiliyoruz. Müşterilerimizin en çok istediği, en çok talep ettiği ürünler bunlar. Antika malzemelerden de tespih yapıyoruz. Bunlar en çok istenilen malzeme türlerinden. Müşterinin isteği üzerine istenilen ölçü ve boyda tespih haline getirebiliyoruz.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.