Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun sinsi bir hastalık olduğunu vurgulayarak, birçok hastanın durumunun farkında olmadığını belirtti. Seyfeli, hastalığın sessiz seyretmesine rağmen baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve çabuk yorulma gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini ifade etti.
DÜNYADA MİLYARLARCA HASTA, TÜRKİYE'DE MİLYONLARCA RİSKLİ BİREY
Prof. Dr. Ergün Seyfeli, dünya genelinde 1 milyar insanın hipertansiyon hastası olduğunu ve Türkiye'de ise bu sayının 15 ila 20 milyon civarında tahmin edildiğini açıkladı. Erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde, yani her 10 kişiden 3'ünde hipertansiyon görüldüğünü belirten Seyfeli, tansiyonun 120/80 mmHg altında normal, 140/90 mmHg üzerindeki değerlerin ise hipertansiyon olarak kabul edildiğini söyledi. 120-140 mmHg arasındaki değerlerin ise artmış kan basıncı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.
DOĞRU TANSİYON ÖLÇÜMÜ VE ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ
Seyfeli, hipertansiyonun kolay teşhis edilebilmesine rağmen hastaların yarısının hastalığının farkında olmadığını ve bunun en büyük nedeninin hastalığın sessiz seyretmesi olduğunu yineledi. Özellikle enseden başlayan ve başın tepe noktasına kadar yayılan baskı tarzındaki baş ağrılarının hipertansiyonun önemli bir belirtisi olabileceğini vurguladı. Tansiyonun düzenli kontrol edilmesi gerektiğini belirten Seyfeli, 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra ise yılda bir kez ölçüm yapılması gerektiğini hatırlattı. Ailede genetik yatkınlık varsa 18-40 yaş arasında da yıllık kontrollerin önemine değindi. Doğru tansiyon ölçümü için yemek, çay, kahve, sigara ve alkol tüketiminden uzak durmak, efor sonrası dinlenmek, sırtı desteklemek, kolu kalp hizasında tutmak ve manşonu doğru bağlamak gibi detayların altını çizdi. Konuşmak veya ayakları atmak gibi yanlış alışkanlıkların ölçüm hatalarına yol açabileceğini belirtti.
ŞİKAYET BEKLEMEDEN TEDAVİYE BAŞLAMAK HAYAT KURTARIR
Prof. Dr. Seyfeli, hipertansiyonun kronik bir hastalık olduğunu ve genellikle kalp krizi, kalp yetmezliği, aort anevrizması yırtılmaları, felç, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlarla kendini belli ettiğini söyledi. Bu tür sonuçlarla karşılaşmadan önce tansiyonun kontrol altına alınması ve tedaviyle hedef değerlerde tutulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Tansiyonun 120/80 mmHg altında tutulmasının kritik olduğunu ve her 10 mmHg'lik artışın komplikasyon riskini artırdığını belirtti. Yıllık kontrollerin aksatılmaması ve şikayet beklenmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini ifade etti. Dijital tansiyon aletleriyle kolayca ölçüm yapılabileceğini ve 140/90 mmHg üzerindeki değerlerde mutlaka bir kardiyoloji uzmanına görünmek gerektiğini sözlerine ekledi.







