Orta Doğu'da tansiyon yeniden yükseldi. İran yönetimi, Körfez'deki ABD askeri tesislerini hedef aldığını duyururken, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatıldığını açıkladı.
Gelişme, uluslararası piyasalarda yeni bir belirsizlik dalgasını beraberinde getirdi.
Dünya petrolünün önemli bir bölümünün taşındığı Hürmüz Boğazı'ndaki son gelişmeler, enerji arzı ve deniz ticaretine yönelik endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
KARŞILIKLI FÜZE VE İHA SALDIRILARI DÜZENLENDİ
ABD ve İran güçleri arasında karşılıklı füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlendi.
Bölgede yaşanan askeri hareketlilik, son dönemde nispeten düşen tansiyonun yeniden yükselmesine neden olurken taraflardan gelen açıklamalar, çatışmaların daha geniş bir alana yayılabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
İRAN: ABD TESİSLERİ HEDEF ALINDI
Tahran yönetimi, pazar günü Körfez bölgesindeki çeşitli ülkelerde bulunan ABD'ye ait askeri tesislerin hedef alındığını açıkladı.
Saldırıların kapsamı ile olası hasar ve can kaybına ilişkin ise resmi makamlar tarafından ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN YENİDEN KAPATILDIĞI AÇIKLANDI
İran yönetimi, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz taşımacılığı açısından stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir duyuruya kadar yeniden kapatıldığını duyurdu.
Boğazın kapatılması kararının, ABD müdahaleleri ve bölgede yaşanan güvenlik gelişmeleri gerekçe gösterilerek alındığı bildirildi. Uzmanlar, geçişlerin durmasının küresel enerji fiyatlarında yeni dalgalanmalara neden olabileceğini değerlendiriyor.
GEÇİCİ ANLAŞMANIN GELECEĞİ BELİRSİZLEŞTİ
Yaşanan son gelişmeler, ABD ile İran arasında geçen ay imzalandığı belirtilen geçici anlaşmanın geleceğini de tartışmalı hale getirdi.
Söz konusu anlaşmanın, Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılmasını ve taraflar arasında yürütülecek 60 günlük ek müzakerelerin ardından savaşın sona erdirilmesini hedeflediği ifade ediliyordu.
Ancak son saldırılar ve artan askeri gerilim, diplomatik sürecin geleceğine ilişkin belirsizlikleri artırırken, tarafların yeniden müzakere masasına dönüp dönmeyeceği uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.









