İran'a yönelik saldırılarla Orta Doğu'da büyük savaş kapıda: Dr. Atabay'dan çarpıcı analiz

ASAYİŞ Yayınlanma : 04 Mart 2026 14:51 Düzenleme : 04 Mart 2026 14:51
İran'a yönelik saldırılarla Orta Doğu'da büyük savaş kapıda: Dr. Atabay'dan çarpıcı analiz
Dr. Mithat Atabay, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının 1990'lara dayandığını ve 4-5 hafta sürebileceğini belirtti. Savaşın Türkiye'ye göç dalgası, ekonomik kriz ve sosyal eşitsizlik getirebileceği uyarısında bulundu.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik eş zamanlı saldırıları hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Atabay, bu çatışmaların kökeninin 1990'lara dayandığını ve ABD'nin Orta Doğu'da devletleri parçalama planının bir parçası olduğunu belirtti. Kendisi, "Amerika, İran’ı dize getirmek için bütün gücünü kullanarak İsrail’le birlikte hareket ediyor ve bu savaşın yaklaşık olarak 4-5 hafta süreceği tahmin edilmektedir" dedi.

SAVAŞIN KÖKENLERİ VE BÖLGESEL DENGELER

Dr. Atabay, ABD'nin 1990'larda yayınladığı bir harita ile Orta Doğu'daki devletlerin parçalanacağını öngördüğünü hatırlatarak, bu planın son adımlarından birinin İran'a yönelik olduğunu ifade etti. Orta Doğu'nun üç temel halkı olan Araplar, Acemler ve Türkler arasındaki tarihsel egemenlik mücadelelerine dikkat çeken Atabay, bölgenin 20. ve 21. yüzyıllarda enerji kaynakları nedeniyle stratejik önem kazandığını vurguladı. Özellikle 1979 İslam Devrimi sonrası İran'ın, Şii gruplarla birlikte ABD ve İsrail'in en büyük rakibi haline geldiğini belirtti. ABD'nin 1990'dan beri bölge devletlerini etkisiz hale getirdiğini ve şimdi de İran'ı nükleer güç gerekçesiyle siyasi ve askeri olarak ezmek istediğini söyledi. Bu durumun ilk olarak '12 Gün Savaşı' ile kendini gösterdiğini ve şimdi ise ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a karşı küresel bir mücadeleye giriştiğini ifade etti.

ELEKTRONİK SAVAŞ VE TÜRKİYE'YE ETKİLERİ

Savaşın büyük ölçüde elektronik bir boyut taşıdığını ancak sonuçlanması için mutlaka kara harekatının gerekliliğini belirten Dr. Atabay, ABD'nin İran içinde iç savaş çıkarma girişimlerinin henüz başarılı olmadığını gözlemlediğini dile getirdi. İran'ın karşılık vermesi durumunda bölgede kaosun artacağını ve bu durumun dünya ekonomisini olumsuz etkileyeceğini öngören Atabay, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak petrolü bir silah olarak kullanma stratejisine de değindi. Türkiye'nin bu süreçte yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunan Atabay, enerji ithalatına bağımlı olan Türkiye'de petrol ve doğal gaz fiyatlarının hızla artacağını ve ödemeler dengesinde ciddi açıklar oluşacağını belirtti. Bu açıkların borçlanma veya iç fiyatların artmasıyla kapanabileceğini, ancak bunun da gelir artışı olmayan kesimlerde fakirlik ve eşitsizliği derinleştireceğini söyledi. Benzer bir durumun 1973 petrol krizi sırasında yaşandığını ve Türkiye'nin o dönemde cari açık, yüksek enflasyon ve anarşi ile mücadele ettiğini hatırlattı.

ÜRETİME YÖNELİK EKONOMİK ÇÖZÜMLER

Dr. Atabay, Türkiye'nin bu ekonomik zorlukları aşabilmesi için öncelikle üretime odaklanması gerektiğini vurguladı. Avrupa ve diğer ülkelerle ticaretini hızlandırması, kendi öz kaynaklarına ve tarım ürünleri üretimine ağırlık vermesi gerektiğini belirtti. Dünyada petrol fiyatlarının yanı sıra buğday fiyatlarının da arttığına dikkat çekerek, Türkiye'nin tarımsal üretimini planlaması ve kendi değerlerini kullanması gerektiğini ifade etti. Aksi takdirde dışarıdan yüksek faizle borçlanmak zorunda kalacağını ve bunun da Türkiye'deki zengin-fakir uçurumunu daha da açacağını söyledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.