Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi, 2025 yılı kültürel etkinlikleri kapsamında düzenlediği “İslam Medeniyetinin İnşa ve İhyasını Biyografi Üzerinden Değerlendirmek” başlıklı programında Prof. Dr. Mustafa İsen’i ağırladı.
Program, TYB Konya Şubesi D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde Prof. Dr. Ahmet Akman’ın düzenleyiciliğinde gerçekleştirildi.
Eski Konya Milletvekili Ahmet Sorgun, Hz. Mevlâna’nın 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru, akademisyenler, yazarlar ve çok sayıda davetli etkinliğe katıldı.
İSLAM MEDENİYETİNİN AYNASI OLARAK BİYOGRAFİ
Prof. Dr. Mustafa İsen, konuşmasında biyografinin İslam medeniyetindeki köklü geçmişini şu sözlerle anlattı:
"Tanınmış kişilerin hayat hikâyelerinden bahseden bir tür olan biyografi, insanlıkla yaşıt bir bilim dalı olup bütün gelişmiş toplumlarda çok önem verilen bir alandır.
İslam medeniyeti de çok erken devirlerinden itibaren öncelikle bu dalın da içinden doğduğu tarihe, sonra da müstakil biyografiye kendi özel şartları dolayısıyla çok önem vermiştir.
Çünkü İslam tarihçiliği, Hz. Peygamber’in hayat ve faaliyetlerinin incelenmesiyle yani biyografi ile başlar..."
İsen, biyografinin tarih boyunca hadis ravilerinden dil bilimcilere, şairlere ve meslek erbaplarına kadar geniş bir alanı kapsadığını ifade etti.
DOĞU VE BATI BİYOGRAFİ GELENEKLERİ ARASINDAKİ FARKLAR
Osmanlı tezkire geleneğinin Batı biyografisinden çok daha eski ve kapsamlı olduğunu vurgulayan İsen, şöyle konuştu:
"Türkçede Ali Şir Nevâyî ile başlayan gelenek kısa bir süre sonra Osmanlılara geçti...
Bizim Osmanlı kültür hayatımızda o kadar zengin bir biyografi geleneğimiz vardır ki Osmanlı'daki çiçek yetiştiricilerinin hayatlarını anlatan tezkireler var elimizde..."
Batı’da pek çok ünlü isim hakkında temel biyografik verilerin dahi olmadığını hatırlatarak Shakespeare örneğini verdi.
DİJİTALLEŞEN EDEBİ HAFIZA: TEİS VE TEES
Prof. Dr. İsen, klasik biyografik kaynakların modern teknolojiyle dijital bir külliyata dönüştürülmesi sürecini anlattı:
"Bu eksikliği gidermek ve eserlerde yer alan aydınların unutulmamasını sağlamak gerekiyordu...
Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü ve Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü adlı çalışmalarla 14 binden fazla madde başı ve 62 bin eser isminden oluşan yaklaşık 5 milyon kelimelik bir veri tabanı oluştu."
Bu dijital projelerin 168 ülkeden milyonlarca kullanıcı tarafından erişildiğini söyledi.
DİJİTAL ERİŞİMİN AVANTAJLARI
İsen, dijital sözlüklerin yenilenebilir yapısı ve erişim kolaylığı hakkında şunları kaydetti:
"Sözlükte yer alan bilgiler için sürekli güncelleme yapabilme büyük avantaj... QR kod sayesinde maddelerin dijital formuna kolaylıkla erişilebilmektedir. Arama motorlarında üst sıralara taşınan bir veri tabanına dönüştü."
MEDENİYETİN İHYASI VE GELECEĞE BAKIŞ
İsen konuşmasını medeniyetin yeniden doğuşuna dair umut veren şu sözlerle tamamladı:
"Ben tarihe bir müze objesi gibi yaklaşmıyorum... İslam medeniyetinin donuklaşmaya yüz tuttuğu evrelerde yeniden temayüz ettiğini tarih bize gösteriyor. Yiğit düştüğü yerden kalkar. Ancak hala yapılacak çok iş var."
Tezkire geleneği, biyografik bilgi toplama yöntemleri ve şöhret faktörüne dair soruları da yanıtladı.
PROGRAM HATIRA FOTOĞRAFIYLA SONA ERDİ
Program sonunda, Prof. Dr. Ahmet Akman’a katılım belgesi Ahmet Sorgun ve Hasip Şenalp tarafından takdim edildi.
Esin Çelebi Bayru, Prof. Dr. Mustafa İsen’e katılım beratı ve çiçek takdim etti.
TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, TYB yayınlarından oluşan kitap setini hediye etti.
Program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.








