
İngiliz Askeri Başkonsolos Charles Wilson'un Londra'ya götürdüğü lahit üzerindeki Eros Başı da yıllar sonra geri getirtilerek yerine konuldu.
DÜNYANIN EN AĞIR LAHDİ
Konya-Ereğli-Karaman yolundaki Ambar köyünde bulunan ve bugün İstanbul Arkeoloji Müzesinde görülebilen Sidamara Lahdinin geçmişi milattan sonra 2-3. yüzyıla dayanıyor. Lahit, 32 ton ağırlığı ile dünyanın en ağır lahdi olarak biliniyor. Tarihin ve sanatın ölümsüz detaylarını taşıyan lahitlerden Sidamara, İstanbul'da 121 yıldır sergileniyor. İşte tarihin ve sanatın ölümsüz detaylarını taşıyan lahitlerden 32 tonluk Sidamara lahdinin İstanbul'a taşınma hikayesi de oldukça ilginç.

İŞTE ESERİN MEŞAKKATLİ YOLCULUĞU
İngiliz Askeri Başkonsolos Charles Wilson tarafından 1882 yılındaki Anadolu seyahati sırasında keşfedilen, taşınamayacak büyüklükteki lahit yeniden toprak altına gömüldü. Karaman’da bulunan Sidamara Antik Kenti’nde 1898 yılında bir köylü tarafından yeniden görülen lahit günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesi olan Müze-i Hümayun'a bildirildi. Osman Hamdi Bey’in bölgede yaptığı incelemeler sonucu lahdin İstanbul'daki müzeye taşınmasına karar verildi.
40 MADNA İLE TAŞINDI ÖZEL VAFOZ HAZIRLANDI
Konya Ereğlisi-Karaman yolu üzerinde, eski adı Sidamara olan Ambar köyünde bulunduğu için bu isimle anılan, MS 3. yüzyıla ait lahdin taşınması için Ereğlili Deli Mustafa görevlendirildi. Yüksekliği 313 cm, boyu 381 cm, eni ise 200 cm. olan lahit kırk manda ile Konya demir yoluna kadar nakledildi. Dev lahit zamanın koşullarında mandalarla çekilerek taşındı. Ancak 3 metre yüksekliğinde ve 32 ton ağırlığında olan bu dev lahdi yerleştirebilecek vagon bulunamadı. Osmanlı Demiryolu Şirketine yapılan başvuruya da olumlu yanıt alamayınca bir lokomotifin bazı bölümleri söküldü. Çatısına uygun bir tertibat kuruldu ve lahit 3 Haziran 1901 günü Müze-i Hümayun yetkilileri eşliğinde İstanbul'a götürüldü.

EROS BAŞINI LONDRA'YA GÖTÜRMÜŞ
Tren vagonlarının özel olarak düzenlenmesiyle meşakkatli bir yolculuk yapan muhteşem eser 1901 yılında bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesine ulaştırılarak sergilenmeye başlandı. Lahitteki Eros başının ise İngiliz Askeri Başkonsolos Charles Wilson tarafından 1882 yılındaki keşfi sırasında Londra'ya götürdüğü belirlendi. İstanbul Arkeoloji Müzelerinde bulunan dev lahde de 1930’lu yıllarda Victoria & Albert Müzesi yetkilileriyle yapılan görüşmeler sonucunda Eros Başının plaster kopyası yerleştirildi.

BABALARI ANISINA MÜZEYE VERMİŞLER
Yapılan inceleme sonrası İngiliz Askeri Başkonsolos Charles Wilson'un Londra'ya götürdüğü belirlenen eserin üzerindeki Eros Başı kabartmasının Marion Olivia Wilson tarafından babası Charles Wilson'un anısına 1933 yılında Victoria & Albert Müzesine bağışlandığı tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı, 2010 yılında Dr. Şehrazat Karagöz'ün konuyu yeniden gündeme taşıyan araştırması ile Eros Başı'nın lahit ile birlikte sergilenmesi hususunu Victoria & Albert Müzesine iletti.
EROS BAŞI SONRADAN YERLEŞTİRİLDİ
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Victoria & Albert Müzesi Direktörü Dr. Tristram Hunt ve ekibinin kültür varlıklarının korunmasını amaç edinen işbirlikleri ve kültürel varlıklarının yerinde korunmasına yönelik yaklaşımları Eros Başı'nın lahdine yeniden kavuşmasını sağladı. İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Victoria & Albert Müzesi arasında imzalanan yenilenebilir işbirliği protokolü ile lahdin eksik parçası Türkiye'ye getirilerek yerine yerleştirildi.

DEV LAHDİN ÖZELLİKLERİ
Mermer lahdin yüksekliği 313 cm, boyu 381 cm, eni ise 200 cm.dir. Lahdin ön yüzünde ortada filozof kıyafetinde oturan bir erkek, Sağda Artemis kıyafetinde genç bir kız, solda Demeter kıyafetinde başı örtülü bir kadın vardır. Bu yüzün iki ucunda Dioskuruslar atların yularlarını tutmaktadırlar. Dar yüzünde mezar kapısına doğru elinde tuttuğu meyve tepsisi ile ilerleyen bir kadın, kapının diğer yanında sakallı bir adam bir rulo tutmaktadır. Lahdin diğer uzun yüzünde ve diğer dar yüzünde ise av sahnesi işlenmiştir. Lahdin kapağında lahit sahibiyle karısı uzanmış vaziyettedirler. MS 3. asra ait lahdin kaidesindeki frizde yırtıcı hayvanlarla mücadele eden puttolar ve Eroslar, diğer yanda idman yapan atletler ve araba yarışları görülür.








