İşte ‘Anamas Dağları’nın ibretlik efsanesi

ARAŞTIRMA Yayınlanma : 01 Nisan 2026 00:09 Düzenleme : 01 Nisan 2026 01:00
İşte ‘Anamas Dağları’nın ibretlik efsanesi
Konya, Antalya ve Isparta illerinin kesiştiği noktada bulunan Anamas Dağları özellikle yaz dönemlerinde birçok Yörüğe ev sahipliği yapıyor.

Yaz döneminde Yörükler yaz dönemini geçirmek için büyük ve küçükbaş hayvanları ile birlikte Anamas Dağları’ndaki yaylalara çıkıyor. Bu Yörükler arasında Anamas Dağı ile ilgili anlatılan ibret dolu efsane ise duyanları şaşırtıyor. Anamas Dağı’nın isminin nereden geldiği ile ilgili anlatılan ibret dolu efsane günümüzde halen dilden dile dolaşıyor.

 

PROF. DR. MUŞMAL ANLATTI

Anamas Dağları’na yakın bir bölgede bulunan Beyşehir İlçesi ile yaptığı araştırmalarla tanınan Selçuk Üniversitesi (SÜ) Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Muşmal da işte bu dilden dile dolaşan efsaneyi anlattı. Anamas Dağları’nın, Konya, Antalya ve Isparta illerinin kesiştiği nokta bulunduğunu ve Toros Dağlarının uzantısı olduğunu belirten Prof. Dr. Muşmal, ‘’2 bin 998 metre yüksekliği vardır. Üzerinde Karagöl isminde bir krater gölü bulunmaktadır. Ayrıca Anamas Dağları’nda çok sayıda da yaylaya ev sahipliği yapmaktadır. Bu yaylalarda da yörükler Güz dönemlerinde konaklar. Anamas tüm yörüklere kucak açar. Yörükler 6 ay boyunca Anamas yaylalarında kalırlar.’’ dedi.

 

İŞTE ANAMAS DAĞLARININ EFSANESİ

Anamas’ın hikayesini doğuran efsanede bu yaşamdan geldiğini dile getiren Prof. Dr. Muşmal bu ibret dolu hikayeyi anlattı. Sosyal medya hesabından hikayeyi dile getiren Prof. Dr. Muşmal,  ‘’Efsaneye göre bir gün Yörüklerin konakladığı Anamas Yaylası’na yabancı bir adam ve kadın gelir. Aslında Yörükler misafiri severler ama yabancılara karşı biraz mesafeli kalırlar. Gel zaman git zaman bu ailenin küçük çocukları Yörük hanelerine hırsızlığa dadanır. Bir gün çadırdan süt çalar, başka bir gün obadan başka bir şey götürür. Yörükler ses çıkartmaz ama annelerini uyararak çocuklarına sahip çıkmalarını ister. Kendileri için çalınan malzemelerin önemli olmadığını ama çocuğun ileride bu işe alışacağı uyarısında bulunur. Ama ailesi üzerine düşmez.

ÖLÜME MAHKUM EDİLİR

Gün geçtikçe hırsızlıklar büyür ve bir gün keçileri, ertesi gün kepenekleri çalınmaya başlar. Yıllar geçtikten sonra büyüyen genç delikanlı Yörükler arasında Anamas’ta bir eşkıyaya dönüşür. Yani astığı astık, kestiği kestik bir haydut olur. Bunun üzerine o dönemin devlet yetkilileri bu eşkiyayı yakalamak için çalışma başlatır. Bir süre sonra da küçük yaşta hırsızlık ile başlayan ve sonrasında eşkıyaya dönüşen genç yakalanarak yaptığı eşkıyalıktan dolayı ölüme mahkum edilir.

 

BENİ ASMAYIN ANAM ASIN

Dar ağacına getirilen gence son sözü sorulur. Bunun üzerine genç ‘Beni asmayın. Beni değil anamı asın. Çünkü ben bu kadar hırsızlığı yaptığımda bir gün olup benim başımdan tutup şu gördüğünüz Yörükler gibi beni uyarmadı. Oğlum hırsızlık yapma demedi, teşvik etti. Getirdiğimi yedi, yedirdi. İçti, içirdi. Onun için asılmayı hak eden ben değilim anamdır. Onun için anamı asın der. İşte bu dağların isimleri Yörüklerin anlattığı efsaneye göre Anamas Dağları olur. ‘’

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.