1896 yılında Konya’ya tren seferlerinin başlaması üzerine İstasyon civarında sosyal ve ekonomik hayat hızla gelişmesiyle yük ve insanları taşımak için ulaşım araçlarına ihtiyaç duyuldu. Konya’ya trenle gelip giden yolcuları şehir ve istasyon arasında taşımak için yeni yol ve ulaşım vasıtaları gerekti.
VALİ FERİT PAŞA GETİRTTİ
1917’de Konya Valiliği yapan Sadrazam Avlonyalı Ferit Paşa da Selanik'te elektrikli tramvay devreye girince oradaki seferden kaldırılan atlı tramvayı Konya’ya naklettirdi. Konya’ya demir raylar döşenip Selanik’ten vagonlar getirildi. 1906 yılında kuruluşu gerçekleştirilen bir özel şirket tarafından işletilen atlı tramvaylar seferlere başladı.

SEL ŞEHRİ BİR BAŞTAN BİR BAŞA GEÇİYORDU
Atlı tramvay Atatürk anıtından sonra Gazi Lisesi’nden geçerek eski Park Sineması’na ulaşırdı. Hükümet Konağı’ndan hareket eden ikinci tramvay ise Sultan Selim Camii’ne kadar gidiyordu. Tramvay Araboğlu Kosti’nin Konağı’nın önündeki makasta değişim yaptığı için bu makasa, Araboğlu Makası denilmiş ve semt bu şekilde anılıyordu. Sadece gündüzleri çalışan tramvayların bilet ücreti 1906’da 2 para, 1923’te, altı kuruş idi. Gelirinin bir kısmı Kızılay’a yardım olarak ayrılırdı. 30 kilometreyi aşan atlı tramvayın Konya macerası da çok sürmedi; 1930’a kadar yolcu ve yük taşıyan tramvaylar bu tarihten itibaren kaldırıldı.
YERİNİ ELEKTRİKLİ TRAMVAYA BIRAKTI
İlk olarak 1917 yılında Selanik'ten sökülerek Konya'ya getirilen ve atların yardımıyla çekilen tramvayların yerini artık elektrikli modelleri aldı. Bir günde yüzlerce sefer yapan, yüzlerce kilometre yol kat eden ve binlerce insanı evine, işyerine ve okuluna taşıyan tramvaylar, 90 yıl önce olduğu gibi Konyalılara hizmet veriyor.








