YER DEĞİŞTİREN KAPI
Konya'da Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde inşa edilen taş yapılar yüzyıllardır gelen misafirlerini ilk selamlayanlar olmuştur. Günümüzde bu kapılara halen camilerde medreselerde ve tarihi kurumların girişlerinde görmek mümkün. İşte o kapılardan bir tanesi yer değiştirme hikayesi ile tarihi anlatımlarda ve kitaplarda yerini aldı.

HİKAYESİ İLGİNÇ
1900'lü yıllarda sille taşından yapılan sütunları ve kabartma motifleri ile gününün mimari yapısını günümüze kadar taşıyan kapının hikayesi de oldukça ilginç. Tüm Konyalıların yakından bildiği bugün Konya İmam Hatip Lisesinin girişinde bulunan tarihi kapı aslında Konya’nın ilk millet bahçesinin giriş kapısı olarak ziyaretçilerini karşılıyordu. Peki Konya'nın ilk millet bahçesi neresiydi ve ne oldu?

KAPI ATIL VAZİYETTE DURUYORDU
Konya’nın ilk millet bahçesi 1912 yılında Konya Devlet Tiyatrosu ve Bölge Yazma Eserler Müdürlüğü’nün bulunduğu alanda bulunuyordu. Ancak Millet Bahçesi yerine Devlet Tiyatrosu yapılması kararı alınınca Millet Bahçesinin kapısı da sökülerek bir kenara atıldı. Kapı sütunları ile bir kenarda kaldı.

KONYALI İŞADAMI TAŞITTI
Taki Konyalı hayırsever işadamı Halil İbrahim Sayar, Osmanlı döneminden kalan o kapının atıl bir vaziyette kalmasına gönlü razı olmadı ve Konya İmam Hatip Lisesi’nin önüne taşıttırarak o kapıyı yeniden inşa ettirdi. Konya'nın simgelerinden olan İmam Hatip Lisesinin girişindeki tarihi kapı bugün Konyalıların gönlünde büyük bir öneme sahip.

İŞTE KAPININ YERİNE TAŞINMANIN HİKAYESİ
Peki bu tarihi kapının taşınması ve şu anki İmam Hatip Lisesi'nin girişine konulması nasıl oldu. Bunu da şuanda 105 yaşında olan Halil İbrahim Sayar'ın hatıralarını anlattığı notlar arasında bulmak mümkün. Sayar'ın anlatımlarına göre, işte kapının yapılış hikayesi:
''Konya’da ilk defa kepçe ile kazma işi Yüksek İslam Enstitüsü inşaatı ile başladı. Bu işi Konya’da yapan birkaç aile vardı. Ermeni Panos, Kirkor ve Markar. Kepçe sıfır değildi. Kepçesi bir yerden, halatı, zinciri bir yerden alınmış ve parçalar birleştirilerek kepçe oluşturulmuştu. Okulun kapısı, Konya Lisesinin karşısında ki, Millet Bahçesi vardı. Bu kapı Millet Bahçesinin kapısıydı. Babam, Konya Belediye Başkanı Rüştü Özal’dan rica ederek o kapıyı kamyona atıp gelmişti. Ben bu kapının resmini Konya Belediyesinde Hamdi Beştav’ın masasında görmüştüm. Kapının bulunduğu yere yerleşebilmesi için işe sıfırdan başladım. Sille'nin en meşhur ustalarını buldum. Ankara –İstanbul yolu, ana cadde İmam Hatip Okulunun önünden geçerdi. Yol oradan Öğretmen Okuluna, oradan da Konya Lisesinin önüne ulaşan bir yol.

KAPININ YAPILIŞINA ASKERLER DE YARDIM ETTİ
Biz kapıyı yapmak için taşları yuvarlarken, Havacı Paşa arabasıyla geçiyormuş. Arabayı durdurdu. 'Ne yapıyorsunuz?' dedi. Kapı yaptığımızı söyleyince de 'Size asker göndereyim, hem yardım etsinler, hem de kapının nasıl yapıldığını öğrensinler.' dedi ve ertesi gün bize altı asker gönderdi. Kapı üzerindeki taşın orjinali, Gödene taşıydı. Gödene’den o taştan getirttim. Kapının üzerine koydurdum. Böylece millet Bahçesinin kapısını İmamhatip Lisesi'nin girişine yeniden yaptırdık'' dedi.







