Gaziantep'te açılan bir çini kursu, kadınların hem geleneksel bir sanatı öğrenmesini hem de aile ekonomilerine katkı sağlamasını amaçlıyor. Anadolu'nun kadim kültür mirası olan ve UNESCO tarafından da tanınan çini sanatı, kadınların maharetli ellerinde geleceğe taşınıyor. Şahinbey Belediyesi tarafından Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi'nde düzenlenen kurslara kadınlar büyük ilgi gösteriyor.

KADINLAR SANATI YAŞATIYOR, EKONOMİYE KATKI SAĞLIYOR
Bu kursta kadınlar, seramikten yaptıkları kahve fincanları, tabaklar, tablolar ve hediyelik eşyalar gibi çeşitli ürünleri sabırla işleyip boyayarak ortaya özgün eserler çıkarıyor. Kadınların özenle hazırladığı bu ürünler, hem sanatsal değeriyle hem de satış imkanlarıyla büyük ilgi görüyor.

UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR SANATIN İHYASI
Çini sanatının kökenlerinin Orta Asya ve Mezopotamya'ya dayandığını ve Türk kültüründe Selçuklu ile Osmanlı dönemlerinde zirveye ulaştığını belirten çini sanatçısı ve eğitmeni Özlem Karabüber, "Çini, sadece bize özgü, Türk'ün öz sanatıdır. Amacım bu geleneksel sanatımızı daha fazla kişiye ulaştırmak ve gelecek nesillerimize aktarmaktır." dedi. Karabüber, kursun sadece bir el sanatı öğretmekle kalmayıp, aynı zamanda kadınların sosyalleşmesine, kendilerine zaman ayırmasına ve üretmenin mutluluğunu yaşamasına olanak tanıdığını vurguladı. Kadın kursiyerler, bu sayede hem ev ekonomilerine katkıda bulunuyor hem de psikolojik olarak rahatlıyor. Kursiyerlerden Sevgi Yazaroğlu Kaya, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığı sıkıntıları çini sanatı ile aştığını belirterek, "Depremden sonra çok sıkıntıya girmiştim. Fakat bu kursta çini sanatıyla hayat buluyoruz." dedi. 62 yaşındaki kursiyer Pempe Nur Öner de kursun kendisi için bir terapi niteliği taşıdığını ve çini sanatıyla tanıştıktan sonra hayatının değiştiğini ifade etti.







