Geleneksel Türk çini sanatını uluslararası alanda başarıyla temsil eden ve 2009 yılında UNESCO tarafından 'Yaşayan İnsan Hazinesi' unvanını alan Mehmet Gürsoy, Kütahya çiniciliğinin bugüne dek yaşadığı en parlak dönemine dikkat çekti.

Kütahya, çini sanatının merkezi
Gürsoy, çini sanatını dört farklı tanım ile özetleyerek, 'Bugün eski İznik’in yerini Kütahya almıştır. Çininin başkenti Kütahya’dır' ifadeleriyle kentin dünya çini sanatındaki önemli konumunu vurguladı. 16. yüzyılda zirveye ulaşan ancak zamanla unuttuğumuz geleneksel İznik çini ve seramik sanatını, özgün teknikleriyle yeniden canlandırmayı başaran Gürsoy, yaklaşık yarım asırlık sanat yolculuğunda Türk çini sanatını dünyanın dört bir yanına yaymayı başardı.

Çini, bir estetik miras
Mehmet Gürsoy, çini sanatını yalnızca bir zanaat olarak değil, aynı zamanda kültürel ve estetik bir miras olarak tanımladı. 'Çini bana göre bir göz musikisidir' diyen Gürsoy, çininin estetiği ve derin anlamıyla ilgili, 'Çiniye baktığınızda yalnızca desen görmezsiniz, adeta renklerle yazılmış bir senfoni izlersiniz' şeklinde konuştu. Ayrıca, çininin renginin ölümsüzlüğü ve sabır gerektiren bir sanat olduğuna da değindi.








