Türkiye'de tarımsal üretimin baş düşmanlarından biri haline gelen kahverengi kokarca, kış uykusunda sessizliğini korurken, uzmanlar bahar aylarında yaşanacak tehlikeye dikkat çekiyor. Kış boyunca evlerin, kömürlüklerin, çatı aralarının ve depoların loş köşelerinde saklanan her bir kokarca, uygun koşullarda binlerce bireye dönüşerek yaz aylarına damgasını vurabilir.

TÜRKİYE'DE YAYILIŞI VE ETKİLERİ
Türkiye'de ilk kez 2017 yılında Doğu Karadeniz'de görülen kahverengi kokarca, hızla Artvin, Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu gibi illere yayıldı. Son yıllarda Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde de varlığını hissettiren bu zararlı böcek, özellikle fındık, mısır, sebze ve meyve üretiminde büyük rekolte kayıplarına neden oldu. Kış aylarında hareketsiz kalan böcek, havaların ısınmasıyla mart ayından itibaren yeniden doğaya salıyor. Tek bir dişi kokarca, ilk yumurtlamada yaklaşık 80-90 yumurta bırakabiliyor ve uygun çevresel koşullarda birkaç nesil içinde popülasyonu 10 bine ulaşabiliyor. Fındık bahçelerinde bitkinin öz suyunu emerek ürün kalitesini ve miktarını düşüren zararlı, 300'den fazla bitki türüyle besleniyor.
VATANDAŞLARDAN DİKKAT VE MÜCADELE ÇAĞRISI
Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, kışlak dönemi olarak adlandırılan bu süreçte bahçe ve orman kenarındaki evler, yazlıklar, kömürlükler ve depoların titizlikle kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Kaplan, "Şu an kokarca uyuyor, sesi çıkmıyor. Ama kışlaklardan çıkacak her bir birey, bahar ve yaz aylarında 10 bin kokarcaya kadar çoğalabilir. Vatandaşlarımız, evlerinin en ücra köşelerini, hatta kıyafet ceplerini bile kontrol ederek kokarcaları imha etmeli. Her bir kokarca, hepimiz için bir tehdit oluşturuyor" dedi. Mücadele için feromon tuzakları, kimyasal ve biyosidal ürünlerin temin edildiğini belirten Kaplan, kışlakların ilaçlanmasına başlandığını ve bu mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Havaların ısınmasıyla mart ayından itibaren dışarıya çıkmaya başlayan kokarcaların, özellikle erken ısınan bahar aylarında fındık gibi ürünlere daha fazla zarar verebileceği uyarısında bulunuldu.
KESİNTİSİZ MÜCADELE ŞART
Geçtiğimiz yıl don ve kuraklık nedeniyle fındık rekoltesinde düşüş yaşandığını hatırlatan Kaplan, 2024 yılında 38 bin ton olan rekoltenin 2025 yılında 33 bin tona düştüğünü belirtti. Cumhurbaşkanlığı tarafından gönderilen 96 milyon TL'lik destekle don zararının karşılandığını ifade eden Kaplan, uzun süren kış şartları ve kokarcanın geç çoğalması nedeniyle geçen sene fındığa verdiği zararın sınırlı kaldığını, ancak bunun gelecek yıllarda daha büyük zararlara yol açmayacağı anlamına gelmediğini dile getirdi. Dünya genelinde sebze ve meyveye verilen zararın 70 milyar doları bulduğu göz önüne alındığında, Türkiye'nin de bu tehditle mücadelede kararlı olması gerektiği vurgulandı. Kaplan ayrıca, halk arasında "Drakula" olarak bilinen uzun antenli turunçgil böceği ile de 5 yıldır mücadele edildiğini ve bu zararlının yok edilmesi için uzun süreli baskılama yöntemlerinin uygulandığını sözlerine ekledi.







