Günümüzün hareketsiz yaşam tarzı ve teknoloji bağımlılığı, toplumda giderek yaygınlaşan duruş bozukluklarını tetikliyor. Kurtköy Özel Ersoy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Özlem Baysal, bu durumun sadece estetik bir kaygı olmaktan öte, nefes kapasitesini bile etkileyebilecek ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurguluyor.
POSTÜR BOZUKLUĞUNUN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ
Prof. Dr. Baysal'a göre, masa başında uzun süreler geçirmek, yanlış oturma alışkanlıkları ve teknoloji kullanımı omurganın doğal dengesini bozuyor. Toplumda sıkça rastlanan kifoz (kamburluk), skolyoz (omurganın yana eğriliği), bel çukurunun düzleşmesi ve başın öne doğru eğildiği 'ileri baş pozisyonu' gibi sorunlar, zamanla kronik ağrılara, çabuk yorulmaya ve hatta nefes darlığına yol açabiliyor. Bu bozukluklar, omurga yapısını etkileyerek eklemlere binen yükü artırıyor ve genel yaşam kalitesini düşürüyor.
TEDAVİDE EGZERSİZ VE ERGONOMİ KRİTİK
Neyse ki, pek çok duruş bozukluğu ameliyatsız bir şekilde tedavi edilebiliyor. Prof. Dr. Baysal, tedavi sürecinin temelini duruş düzeltici egzersizlerin oluşturduğunu belirtiyor. Sırt ve core kaslarını güçlendiren, göğüs kaslarını esneten egzersizlerin yanı sıra pilates ve fonksiyonel antrenmanlar, omurga stabilitesini artırarak postürü iyileştiriyor. Bununla birlikte, çalışma ortamında bilgisayar ekranının göz hizasında olması, bel destekli sandalye kullanımı gibi ergonomik düzenlemeler de büyük önem taşıyor. Basit önlemler arasında telefonu göz hizasında tutmak da yer alıyor.
ERKEN TEŞHİS, İLERLEMEYİ DURDURUR
Tedavi süresi, hastanın egzersiz disiplinine göre değişiklik gösterse de, hafif vakalarda birkaç hafta içinde belirgin düzelmeler görülebiliyor. Prof. Dr. Baysal, özellikle kifoz ve skolyoz gibi durumlarda erken teşhis ve tedavinin, rahatsızlığın ilerlemesini durdurmak için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Gün içinde sık sık pozisyon değiştirmek, her 30-40 dakikada bir mola verip hareket etmek, bu sorunun önüne geçmek için atılabilecek en basit ama etkili adımlar arasında.









