Prof. Dr. Ali Murat Tatlı, kanser tedavisinde kişiye özel aşıların gelecekte önemli bir dönüm noktası olabileceğini açıkladı. Memorial Antalya Hastanesi Onkoloji Bölümü'nden Tatlı, 2022'den itibaren dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası görüldüğünü, bunların yaklaşık yarısında ölümle sonuçlandığını belirtti. Türkiye'de ise yıllık 240 bin yeni vaka ve yaklaşık 130 bin ölüm gerçekleştiğini, son 5 yılda 700 bine yakın birikmiş hasta popülasyonu oluştuğunu vurguladı.
EN SIK GÖRÜLEN KANSER TÜRLERİ
Dünya genelinde erkeklerde en sık akciğer, kadınlarda meme kanseri görülüyor. Türkiye'de erkeklerde akciğer kanseri birinci sırada, onu prostat ve kolorektal kanserleri izliyor. Kadınlarda ise meme kanseri ilk sırada, ardından tiroid ve kolorektal kanserleri geliyor. Her iki cins birlikte değerlendirildiğinde, en sık görülen ve ölüm oranı en yüksek tümör hâlâ akciğer kanseri.
KANSER AŞILARINDA YENİ ÇIĞIR
Kanser tedavisinde moleküler testler, akıllı ilaçlar ve immünoterapiyle yeni bir döneme girildi. Prof. Dr. Tatlı, teknolojinin ilerlemesiyle artık hedeflenemez denilen mutasyonların hedeflenebilir hale geldiğini, son yıllarda ise kanser aşılarıyla yeni bir çığır açıldığını ifade etti. HPV aşısının koruyucu olduğunu, aktif tedaviye yönelik kişiye özel aşıların ise farklı bir alan olduğunu vurguladı.
KİŞİYE ÖZEL AŞILAR NASIL ÇALIŞIYOR?
Kanser, hücrelerin genetik yapısındaki mutasyonlarla ortaya çıkıyor ve bu hücreler normal dokulardan farklı antijenler taşıyor. Bu antijenler bağışıklık sistemindeki T lenfositler tarafından düşman olarak tanınıyor, ancak bağışıklık sistemi baskılandığında tümör kaçabiliyor. Kanser aşıları, immünoterapinin yetersiz kaldığı noktaları tamamlamayı hedefliyor. Yapay zeka destekli yöntemlerle kişiye özgü antijenler tespit edilebiliyor ve bu aşılar immünoterapiyle kombine edilerek, hem ileri evre hastalıkta hem de ameliyat sonrası koruyucu dönemde kullanılabiliyor. Erken faz çalışmalar umut veriyor; Lynch sendromu gibi yüksek riskli durumlara yönelik aşı çalışmalarında önemli sonuçlar elde edildi. Bu aşılar henüz rutin kullanımda değil, faz 1 ve faz 2 çalışmaları devam ediyor. Ancak erken faz çalışmalarda, daha önce immünoterapiden fayda görmeyen hastalarda bile bağışıklık sisteminin güçlü şekilde aktive edilebildiği görülüyor. Her kanser tipi ve her hasta için özel bir aşı seçeneği ortaya çıkabilir; ilk çalışmalarda her hastaya özel aşı platformu oluşturulabildiği gözlemleniyor. Bugün maliyetli ve zor olan bu süreç, genetik analizlerin yaygınlaşmasıyla kolaylaşıyor. Kanserden korunmada yaşam tarzı büyük önem taşıyor: sigara ve tütünden uzak durmak, obeziteyle mücadele etmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı beslenmek, yeterli uyku, alkol tüketimini sınırlamak, ağız hijyenine dikkat etmek, bağırsak mikrobiyotasını korumak ve stres yönetimi kanser riskini azaltıyor. Sağlıklı bir yaşam çerçevesi oluşturmak, kanserden korunmada etkili olabilir.








