Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, Hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi.
KARACİĞER KANSERİ HASTALIĞI CİDDİ BİR SORUN
İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi'nden Prof. Dr. Sevmiş, karaciğer kanserinin genellikle siroz zemininde geliştiğini ifade ederek, düzenli takip ve korunma yöntemleriyle hastalığın önlenebileceğine dikkat çekti. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişiye karaciğer kanseri tanısı konulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Ne yazık ki yaklaşık 1 milyon kişi her yıl bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bu veriler, karaciğer kanserinin ne kadar ciddi bir sorun olduğunu açıkça ortaya koyuyor" şeklinde konuştu.
ERKEN TANININ ÖNEMİ
Karaciğer kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Hastalık genellikle yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi genel şikâyetlerle kendini gösterebilir. Karnın sağ üst kısmında ağrı ve siroz hastalarında ani genel durum bozulması da önemli uyarı işaretleridir" dedi. Risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayan uzman, tedavi edilmediği takdirde karaciğer kanserinin seyrinin oldukça kötü olabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Sevmiş, karaciğer kanserinde en etkili tedavi yönteminin karaciğer nakli olduğunu vurguladı. Siroz zemininde gelişen tümörlerde naklin, hem sirozu hem de kanseri aynı anda tedavi etme şansı sunduğunu belirtti. Cerrahiye uygun olmayan hastalarda ise farklı yöntemlerin devreye girdiğini ifade eden Sevmiş, "Kemoembolizasyon, radyoembolizasyon, radyofrekans ablasyon ve alkol enjeksiyonu gibi girişimsel yöntemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve yaşam süresi uzatılabilir" açıklamasında bulundu.








