Eskişehir'de bir araya gelen bir grup karikatürcü, yapay zekanın çizim yetenekleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, saniyeler içinde çizim yapabilen yapay zekanın sanat üzerindeki etkileri tartışıldı. Ancak ortaya çıkan sonuçlar, sanatçıların beklentilerini karşılamadı.

YAPAY ZEKA ÇIKTILARI BEĞENİLMEDİ
Yaklaşık 40 yıllık dost olan çizerler Yaşar Arda, Atilla Yakşi, Sertaç Ürer, Furkan Tangüner ve İzzet Celiloğlu, yapay zeka modellerinin bir fotoğrafı karikatüre dönüştürme sonuçlarını inceledi. Çizer Sertaç Ürer, yapay zekanın kendisini 'otistik bir karakter' gibi çizdiğini belirterek memnuniyetsizliğini dile getirdi. Furkan Tangüner de yapay zekanın oluşturduğu çizimin kendisine hiç benzemediğini ifade etti.

SANATIN GELECEĞİ VE YAPAY ZEKA TARTIŞMASI
Çocukluğundan beri karikatürcü olan Atilla Yakşi, yapay zekanın sanat üretmediğini, bunun yerine milyonlarca insanın çizimlerini çaldığını savundu. Yakşi, yapay zekanın insanları hala altı parmaklı gibi çizdiğini ve teknik olarak yetersiz kaldığını belirtti. Yakşi, yapay zekanın sanatı öldüreceğinden emin olduğunu ancak bu teknolojiden kaçışın mümkün olmadığını, bu nedenle yapay zeka ile nasıl geçinileceğinin hesabının yapılması gerektiğini söyledi. Portre ressamı İzzet Celiloğlu ise, her yeni teknolojinin bir şeyleri kaybettirdiğini ancak sanatın her zaman yolunu bulduğunu ifade etti. Fotoğrafçılığın ilk çıktığında birçok ressamın işsiz kaldığını hatırlatan Celiloğlu, sonrasında sanatın sürrealizm ve kübizm gibi yeni akımlarla canlandığını belirtti. Celiloğlu, yapay zekanın sanatta bir tıkanmaya neden olabileceğini ancak bu tıkanıklığı aşmak için yeni yollar açabileceğini düşündüğünü ekledi. Yapay zekanın var olan şeyleri tekrarlayarak yorumladığını ve bu durumun 'tavuk suyunun suyundan çorba yapmak' gibi olduğunu belirten Celiloğlu, korku içinde olanların işini iyi yapmayanlar olacağını, ancak işini iyi yapanlar için yeni yollar açılacağını vurguladı.








