Kayserili Avukat ve Yazar Emir Akpınar’ın dijital dünyayı sorguladığı ilk kitabı BENVERİ, okuyucularla buluştu. Akpınar, kitabının amacını; "Bu kitap, dijital emperyalizme karşı insanın kendi hikayesini geri alma mücadelesidir" sözleriyle özetledi.
KAZA SONRASI YAZMA KARARI
Bir trafik kazası sonrasında hastane odasında kitabı yazmaya karar veren Akpınar, adalet, mülkiyet ve insan hakları konularında edindiği birikimi, dijital çağın felsefi sorunlarıyla birleştirerek edebi bir eser ortaya koymayı hedefledi. Akpınar, kitabının arkasında yalnızca bir kurgu değil, aynı zamanda derin bir yaşam hikayesi bulunduğunu vurguladı. "Aralık 2024'te geçirdiğim ağır bir trafik kazası sonrası, hastane odasında geçirdiğim gecelerde insanı, haklarımızı ve modern dünyayı sorgulama fırsatım oldu" dedi.
DİJİTAL KONTROL TOPLUMU
Kitap, okuyucuları 2036 yılının İstanbul'unda, her adımın izlenip puanlandığı bir kontrol toplumuna götürüyor. Akpınar, teknolojinin insanı özgürleştirmek yerine nasıl gönüllü bir köleye dönüştürdüğünü anlatırken, karakter Atlas'ın yaşadığı dijital travmalar üzerinden derin bir eleştiri yapıyor. Atlas, eşi Elif'in hayatını kaybetmesi sonrası, dijital sistemin bir insan hayatını nasıl basit bir ‘hata payı’ olarak değerlendirdiğiyle yüzleşiyor. Bu hikaye, okuyuculara dijitalleşmenin karanlık yanlarını ve insan olmanın değerini hatırlatıyor. Akpınar, kitabında Foucault’nun 'Gözetim Toplumu' teorisini ve Han’ın 'Şeffaflık Toplumu' eleştirisini harmanlayarak, okuyucunun zihninde derin bir sorgulama yaratmayı amaçlıyor.








