Süper Lig'de küme düşmesi kesinleşen Kayserispor'un ardından Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy'dan dikkat çekici açıklamalar geldi. Ersoy, kulübün içinde bulunduğu durumla ilgili yaptığı değerlendirmede, 'Bizim varlığımızdan rahatsız olanların sorumluluk alma vakti geldi' diyerek mevcut yönetime ve kulüple ilgilenmesi gerekenlere üstü kapalı bir mesaj verdi.
FEDAKÂRLIKLAR ANLATILMAZ, YAŞANIR
Ersoy, geride kalan 9 sezonda Kayserispor için siyasi kimliğini bir kenara bırakarak neler yaptığını anlatmayacağını, zira bazı emeklerin ve fedakârlıkların sadece Allah ile kul arasında kaldığını belirtti. Kulübün en sıkıntılı dönemlerinde asla arkasını dönüp gitmediğini, herkesin sustuğu yerde konuştuğunu ve herkesin geri çekildiği yerde yük almaya çalıştığını vurguladı. Meselelerinin sadece bir futbol kulübü olmadığını, şehrin umudu, çocukların hayali ve gençlerin sevdası olduğunu dile getirdi. Deplasman yollarında, otobüs şoföründen minibüsçüsüne kadar herkesi aynı sofrada, aynı mücadelede gördüğünü anlatan Ersoy, yağmurda, karda, galibiyette, mağlubiyette omuz omuza yürüdüklerini, kavgaya da girdiklerini sevinçlere de ortak olduklarını ifade etti. Çünkü kendileri için meselenin sadece futbol değil, bir şehrin onuru ve aidiyet duygusu olduğunu söyledi. Sahte hesaplar, algılar ve iftiralarla şahsı hakkında farklı hesaplar peşinde olanlar olabileceğini ancak samimi bir şekilde bu arma için üzülenlere selam ve saygılarını sunduğunu sözlerine ekledi.
SORUMLULUKTAN KAÇMADIM, KAÇMAM
Kayserispor ile ilgili sorumluluktan hiçbir zaman kaçmadığını belirten Ersoy, dün olduğu gibi yarın da şehrin ve kulübün kendisine ihtiyacı olduğu anda geri durmayacağını söyledi. Bu armaya sadece tribünde sevmediklerini, yükü ağır olduğunda da sahip çıktıklarını dile getirdi. İhtiyaç olduğunda, dün olduğu gibi bugün de ellerini değil, başlarını taşın altına koymaktan çekinmeyeceklerini vurguladı. Zira Kayserispor söz konusu olduğunda hesap yapılmayacağını, fedakârlık yapılacağını anlattı. Bu arma için yorgunluğun ve kırgınlığın unutulduğunu, geriye sadece aidiyet, vefa ve memleket sevgisinin kaldığını ifade etti. Ancak gelinen noktada herkesin elini vicdanına koyması gereken bir dönemde olunduğunu belirtti. Kayserispor'un birkaç kişinin şahsi meselesi değil, şehrin ortak değeri, çocukların hayali ve milyonların sevdası olduğunu vurguladı. Bu nedenle günü kurtaran tartışmaların değil, kalıcı birlik ve beraberliğin zamanı geldiğini söyledi. Şehrin önde gelenlerinin yapacağı toplantıyı merakla beklediğini, kırgınlıkların değil ortak aklın, ayrışmanın değil birlik ruhunun hâkim olduğu, geniş tabanlı bir iradenin ortaya çıkmasını temenni ettiğini dile getirdi. Kayserispor'u ayağa kaldıracak olan şeyin sadece maddi destek değil; samimiyet, fedakârlık ve aidiyet duygusu olduğunu belirtti. Belki de kendi varlıklarından rahatsız olanların sorumluluk alma vakti geldiğini düşündüğünü ifade etti. Geceleri gündüzüne katarak bu arma için mücadele edenlerin vicdanının ve geçmişinin rahat olduğunu söyledi. Hiçbir zaman alkış için değil, Kayserispor'un ayakta kalması için mücadele ettiklerini ve eğer bir veda cümlesi kurulacaksa bunun bir küskünlüğün vedası olmayıp, emeğin, fedakârlığın ve yıllarca verilen mücadelenin sessiz bir muhasebesi olduğunu belirtti. Son olarak taraftarlara teşekkürlerini ileten Baki Ersoy, şehrin çocuklarının yarın da gururla 'Ben Kayserisporluyum' diyebilmesinin tüm mücadelelerinin, yorgunluklarının ve sevdalarının sebebi olduğunu söyledi. Bazı sevdaların makamla, unvanla ya da çıkarla taşınmadığını, bazı sevdaların ise ömür boyu sürdüğünü ve kendi sevdalarının adının dün olduğu gibi bugün de yarın da sonsuza kadar Kayserispor olduğunu ifade etti. Başta Kapalı Kale olmak üzere, iyi günde kötü günde bu armanın peşinden koşan, kilometrelerce yolu sadece bir forma uğruna aşan, bazen cebindeki son parayı deplasman bileti için harcayan, yağmurda, karda, soğukta takımını yalnız bırakmayan tüm gerçek Kayserispor taraftarlarına yürekten teşekkür etti. Onların sadece bir taraftar topluluğu değil, kulübün gerçek ruhu olduğunu söyledi. Tribünlerde yanan meşalenin, sokaklarda dolaşan umudun, Kayserispor'un en zor zamanlarında bile ayakta kalmasını sağlayan en büyük güç olduğunu belirtti. Taraftarların bazen üzüldüğünü, kırıldığını, öfkelendiğini ama hiçbir zaman bu armadan vazgeçmediğini, bunun da gerçek sevda olduğunu, karşılıksız, hesapsız ve tertemiz bir bağlılık olduğunu vurguladı. Bu şehrin, bu armanın ve bu tribün kültürünün taraftarlarla güzel olduğunu ifade ederek, iyi ki var olduklarını ve iyi ki bu sevdaya sahip çıktıklarını söyledi.








