Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, üniversitenin sekizinci kuruluş yıl dönümünü kutlarken, KAYÜ'nün Türkiye'nin 2053 ve 2071 vizyonlarına katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti. Rektör Karamustafa, üniversitenin köklü bir mirasa dayandığını ve bu temeller üzerinde yükseldiğini vurguladı.
UYGULAMALI EĞİTİMDE SEKTÖRLE İÇ İÇE MODEL
Karamustafa, KAYÜ'nün Selçuklu ve Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan bir birikim üzerine sekiz yıl önce kurulduğunu ve bugün Türk yükseköğretiminde uygulamalı eğitimin öne çıkan adreslerinden biri haline geldiğini ifade etti. Teorik bilginin sanayi pratiğiyle birleştirildiği, öğrencilerin kampüs dışında, üretim hatlarının yanı başında yetiştirildiği bir modelin başarıyla inşa edildiğini dile getiren Karamustafa, bu Ahilik kültürüyle yoğrulmuş yapının "Türkiye Yüzyılı" vizyonuna somut katkılar sunduğunu belirtti. Başlangıçta 4 fakülte ve 11 meslek yüksekokulu ile eğitime başlayan üniversitenin, bugün 6 fakülte, 13 meslek yüksekokulu, 12 uygulama ve araştırma merkezi ile Lisansüstü Eğitim Enstitüsü'ne sahip daha güçlü bir yapıya ulaştığını söyledi. Yaklaşık 14 bin öğrenciye ev sahipliği yapan ve 300'den fazla uluslararası öğrenciyi barındıran KAYÜ'nün küresel bir hüviyet kazanma potansiyeli taşıdığını da sözlerine ekledi.
AKREDİTASYON VE SEKTÖREL ÇEVİKLİK BAŞARISI
Kayseri Üniversitesi'nin Mart 2026'da Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından "Beş Yıllık Tam Kurumsal Akreditasyon" statüsüne layık görüldüğünü hatırlatan Rektör Karamustafa, bu durumun eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve yönetim süreçlerinin ulusal standartların en üst seviyesinde gerçekleştiğinin resmi bir tescili olduğunu belirtti. Bu başarının ardındaki temel güçlerden birinin "sektörel çeviklik" kabiliyeti olduğunu vurgulayan Karamustafa, değişen pazar ihtiyaçlarını ve teknolojik dönüşümleri yakından takip ederek müfredatın sürekli güncellendiğini ve sektörün beklentilerine anında cevap verebilen esnek bir eğitim yapısı sunulduğunu ifade etti. Programların yaklaşık yüzde 40'ının akredite olmasının, bu kalite ve adaptasyon yeteneğinin önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Üniversitenin ayırt edici özelliği olan "Kampüste Değil, Sahada Eğitim" felsefesinin, işyerinde mesleki eğitim (İME) ve (7+1 fakülteler) uygulamalarıyla hayata geçirildiğini ve öğrencilerin eğitim sürelerinin önemli bir bölümünü sektörde geçirdiğini anlattı. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) planlanan Teknik Kampüs'ün, mühendislik, mimarlık ve tasarım fakültelerini sanayinin kalbine taşıyarak üniversite-sanayi iş birliğinin en ileri örneklerinden biri olmaya aday olduğunu da sözlerine ekledi.
DİJİTAL GELECEK VE YEŞİL DÖNÜŞÜM VİZYONU
Karamustafa, KAYÜ'nün sadece uygulamalı eğitim modeliyle değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine öncülük ederek de öne çıktığını belirtti. Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi ile Bilişim Meslek Yüksekokulu bünyesinde yürütülen yapay zeka ve büyük veri çalışmalarıyla üniversitenin dijital dönüşümün öncülerinden biri haline geldiğini ifade etti. Öte yandan, "Sürdürülebilir Kampüs" vizyonu kapsamında yürütülen sıfır atık ve yeşil dönüşüm projeleriyle gençlerin teknolojiyi doğayla uyumlu kullanma bilinciyle yetiştirildiğini belirtti. KAYÜ'nün eğitimi hiçbir zaman mekânla sınırlamadığını, şehirden ve reel sektörden kopuk programlar tasarlamadığını, aksine yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve şehir dinamikleriyle kurulan organik bağlar sayesinde üniversitenin şehrin kalkınma lokomotifi haline geldiğini vurguladı. Gastronomi projelerinden sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar her alanda kampüs sınırlarının ötesine uzanarak toplumsal fayda ürettiğini sözlerine ekledi. Sekiz yılın ardından üniversitenin "yeni kurulmuş" sıfatını aştığını ve "başarılı bir model" haline geldiğini belirten Karamustafa, "İyiye, daha iyiye; geçmişten ve bugünden öğrenerek, geleceği planlayarak" ilkesiyle hareket eden üniversitenin, Türkiye'nin 2053 ve 2071 hedeflerine katkı sunmaya hazır olduğunu yineledi.









