Yaz aylarıyla birlikte kene kaynaklı hastalık riskleri yeniden gündeme gelirken, Prof. Dr. Oytun Erbaş, bu tehlikeli parazitlerle mücadelede şaşırtıcı bir çözüm önerisi sundu: Sülünler!
KENELERİN TAŞIDIĞI HASTALIKLAR VE TEHLİKELERİ
Prof. Dr. Erbaş, dünyada binlerce, Türkiye'de ise 47 türü bulunan kenelerin, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı ve Q ateşi gibi ciddi enfeksiyonları insanlara bulaştırabildiğini vurguladı. Kenelerin sadece virüs ve bakteri taşımakla kalmayıp, alerjik reaksiyonlara da yol açabildiğini belirten Erbaş, bu sorunun sadece bugünün değil, geleceğin de ciddi bir meselesi olmaya devam edeceğinin altını çizdi. Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında sıcaklıkların artmasıyla kenelerin daha da aktif hale geleceğini ve yumurtlama dönemlerinin de bu artışı tetikleyeceğini ifade etti.
DOĞAL DENGEYİ KORUMAK MÜMKÜN MÜ?
Kenelerle mücadelede ilaçlamanın bir çözüm olduğunu ancak bu durumun kenelerde direnç geliştirmesine ve insan sağlığına zarar vermesine yol açabileceğini savunan Prof. Dr. Erbaş, asıl çözümün doğada yattığını dile getirdi. Tavuk ve sülün gibi kanatlı hayvanların kenelerin doğal düşmanları olduğunu belirten Erbaş, park ve bahçelerde bu hayvanların bulunmasının kene popülasyonunu kontrol altında tutabileceğini söyledi. 'Her zaman doğaya ait çözümler yine doğal olmak zorunda' diyen Erbaş, doğadaki dengenin korunmasının önemine dikkat çekti.
ÖNLEM ALMAK HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Prof. Dr. Erbaş, vatandaşları kene temasından kaçınmaları konusunda uyardı. Piknik ve doğa gezilerine giderken uzun kollu kıyafetler, uzun çoraplar ve kapalı ayakkabılar giyilmesi gerektiğini belirtti. Eve dönüldüğünde ise kulak arkası, koltuk altı ve kasık bölgesi gibi riskli alanların mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, piknik öncesinde içinde permetrin bulunan kremlerin sürülmesinin de etkili bir korunma yöntemi olabileceğini sözlerine ekledi. İstanbul'da şu an Kırım-Kongo virüsü görülmese de, çiftleşme yoluyla bulaşma riskinin her zaman mevcut olduğunu hatırlattı.








