Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran ile İsrail-ABD arasındaki gerilimin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) olası etkilerine dair açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Türkiye'nin hem anavatan hem de garantör ülke olarak bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve gereken her adımı atmaya devam edeceğini vurguladı. Attıkları her adımın, adadaki tüm insanların güvenliğini sağlamayı amaçladığını belirtti.

KKTC GÜVENLİĞİ TÜRKİYE İÇİN ÖNCELİKLİ
TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, Türkiye'nin KKTC'deki rolüne dikkat çekti. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) son dönemde üçüncü ülkelere askeri alanlar açtığını ve önemli silah yığınakları yaptığını hatırlatan Yılmaz, bu durumun adayı riskli bir hale getirdiğini dile getirdi. 1974 Barış Harekatı'nın sadece Türk halkına değil, adadaki tüm kesimlere güvenlik sağladığını ve 50 yılı aşkın süredir huzurlu bir ortamın tesis edildiğini söyledi.
ADADAKİ HERKESİN GÜVENLİĞİ AMAÇLANIYOR
Yılmaz, Kıbrıs Türklerini hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını ve bundan sonra da bırakmayacaklarını yineleyerek, "Anavatan ve garantör olarak bölgemizdeki gelişmeleri dikkate alarak gerekli adımları atıyoruz. Bundan sonra da ne ihtiyaç olursa yapmaya devam edeceğiz. Attığımız tüm adımlar adadaki herkesin güvenliği içindir" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin amacının, Türk tarafı ve Rum tarafı için daha huzurlu bir gelecek inşa etmek olduğunu sözlerine ekledi.







