Kısırlık alarmı: 35 yaş altı kadınlar dikkat!

SAĞLIK Yayınlanma : 24 Temmuz 2026 23:11 Düzenleme : 24 Temmuz 2026 23:11
Kısırlık alarmı: 35 yaş altı kadınlar dikkat!
Kadınlarda kısırlık alarmı! Acıbadem uzmanı Dr. Ertan Öztürk, 35 yaş altı kadınlarda bir yıl içinde gebelik oluşmazsa mutlaka değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti. Sosyal medyadaki yanlış bilgilere dikkat çekti.

Günümüzde her 6-7 çiftten birinin hayatının bir döneminde kısırlıkla karşılaştığına dikkat çeken Acıbadem Bayındır Söğütözü Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ertan Öztürk, özellikle 35 yaş altı kadınlarda gebelik oluşmaması durumunda vakit kaybetmeden uzman görüşü alınması gerektiğini belirtti.

Karatay Belediyesi

Kadınlarda Kısırlığın Nedenleri ve Yaş Faktörü

Dr. Öztürk, kadınlarda ilk gebelik yaşının yükselmesinin kısırlık sorununu tetikleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu vurguladı. Yumurta sayısı ve kalitesinin yaşla birlikte azaldığını, bu azalmanın 35 yaş sonrası belirginleştiğini ve 40 yaşından sonra ise hızlandığını ifade etti. Yaş faktörünün yanı sıra azalmış yumurta rezervi, erkek faktörü, tüplerde hasar, yumurtlama bozuklukları, rahim içi problemler, endometriozis, sigara kullanımı, obezite, düzensiz uyku ve hareketsiz yaşam gibi etkenlerin de kısırlığa yol açabileceğini ekledi. İnfertilite vakalarının yaklaşık yarısında erkek faktörünün rol oynadığını hatırlatan Öztürk, değerlendirmelerin mutlaka çift olarak yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Uzman Görüşü Ne Zaman Gerekli?

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için doğru zamanda uzman değerlendirmesine başvurmanın hayati önem taşıdığını belirten Dr. Öztürk, şu önerilerde bulundu: "35 yaşın altındaki kadınlarda bir yıl boyunca korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa değerlendirme yapılmalıdır. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu süre altı aya inerken, 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise gebelik planlanır planlanmaz değerlendirme öneriyoruz." İnfertilite tanısında ayrıntılı öykü, jinekolojik muayene, ultrasonografi, hormon testleri, yumurta rezervi değerlendirmesi, rahim filmi (HSG) ve sperm analizi gibi temel incelemelerin yapıldığını kaydeden Öztürk, adet düzensizliği, şiddetli adet ağrısı, endometriozis öyküsü, tekrarlayan düşükler, kemoterapi öyküsü veya yumurtalık ameliyatı geçiren kadınların daha erken dönemde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sosyal Medya Tuzağına Dikkat!

Sosyal medyadaki bilimsel dayanaktan yoksun bilgilerin, kısırlık tedavisi gören kadınlarda gereksiz kaygıya yol açabileceği ve doğru tedavinin gecikmesine neden olabileceği konusunda uyarıda bulunan Dr. Öztürk, "’Şunu yiyerek hamile kaldım’ ya da ’Bu bitki çayıyla tüpler açıldı’ gibi paylaşımlar bilimsel kanıt niteliği taşımaz. İnfertilite tek bir nedene bağlı gelişen bir hastalık değildir ve her hastanın tedavi planı farklıdır" ifadelerini kullandı. İnfertilitenin sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal bir süreç olduğunu belirten Öztürk, yardımcı üreme tekniklerindeki ilerlemelerle binlerce çiftin sağlıklı bebek sahibi olduğunu ve doğru bilgiye ulaşmanın, kişiye özel tedavi planı oluşturmanın bu süreçteki en önemli basamaklar olduğunu sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.