İLK CİNAYETİNİ 12 YAŞINDA İŞLEDİ
Seri katil Abdullah Palaz, ikisi baltayla, sekizi bıçak ve falçata ile, geri kalanları ise ateşli silahlarla olmak üzere aralarında cezaevi görevlilerinin de olduğu 43 kişiyi öldürdü ve 300’den fazla kişiyi yaraladı.
İlk cinayetini 12 yaşında iken işledi. Ancak bu cinayet faili meçhul kaldı. 15 kişinin katil zanlısı olarak ilk kez Konya Cezaevine girdi. Konyalı Efeler grubunun koğuşunu basarak 7 kişiyi öldürdü ve Antep Canavarı lakabını bu cezaevinde aldı.
Abdullah Dayı olarak da anıldı. 4 defa idam cezasına ve 740 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 38 farklı cezaevinde 48 yıl yattı. Cezaevinde de birçok cinayet işledi. Kumara ve uyuşturucuya bulaşanları cezalandırdı.
NAZIM HİKMET İLE CEZAEVİNDE YATTI
Nazım Hikmet ile Bursa Cezaevinde dostluk kurduktan sonra, Cezaevi müdürüyle konuşup Nazım Hikmet ile aynı koğuşta kalmak istediğini söyledi. Kimseyi öldürmemesi koşuluyla kabul edildi ve aynı koğuşta kaldıkları süre zarfında kimseyi öldürmedi.
Ancak Nazım Hikmet bir süre sonra başka cezaevine gönderildi. Böylece Abdullah Palaz yeniden olay çıkarmaya başladı. Karısı ve çocuğu onu ziyarete gelmişti. Çocuğunun adı Mustafa'ydı. Mustafa'ya kendi bildiği ve inandığı değerleri tabiri caizse raconu öğretmek istiyordu.
Görüşme esnasında yanlarında kendisine işkence eden cezaevi müdürü de vardı. Abdullah 13 yaşındaki çocuğunu müdürü göstererek konuşmaya başladı. Ona kendisinin kanını taşıdığını ve onun kanındansa en kısa zamanda yere sermesi gerektiğini söyledi. Bu konuşmanın eşi ve çocuğu hemen oradan uzaklaştırıldı ve Abdullah Palaz'da hücreye atıldı.

OĞLU CEZAEVİ MÜDÜRÜNÜ ÖLDÜRDÜ
Hücreye atılmasının 11. gününde beklediği haber geldi. Oğlu Mustafa babasının isteğini yerine getirmişti. Müdürü pusuya düşürüp onu öldürmüştü. Başta cezaevi müdürü olmak üzere birçok kişinin ölümüne sebep olan Abdullah, Feriköylü Kabadayı bir isimli adamı da vurduktan sonra Sinop Cezaevi'ne gönderildi.
O kendini haksızlara karşı gelen biri olarak tanımlıyordu. Onu Türkiye'deki cezaevlerinde tanımayan yoktu. Nasıl bir namı olduğunu herkes çok iyi biliyordu. İnsanlar kötü olmasaydı cinayet işlemeyeceğini söylüyordu. Ayrıca kendi deyimiyle o Abdullah Dayıydı baba falan değildi.
FİLMLERE İLHAM KAYNAĞI OLDU
1991 yılında şartlı salıverilme yasasıyla tahliye oldu. Tahliye olduktan sonra sanki dış dünyaya alışık olmadığı için yaşaması da mümkün değilmişçesine 9 ay sonra eceliyle hayatını kaybetti. Ölmeden önce ezbere bildiği tek şiir Nazım Hikmet'in bir şiiriydi, ilk önce Karşıyaka'ya gömüldü ama ardından cenazesi Gaziantep'e nakledildi.
Antep Canavarı Abdullah Dayı olarak namlanan Abdullah Palaz birçok karaktere de ilham kaynağı oldu. Türk sinemasının en önemli filmlerinden olan Tatar Ramazan'ın ve Türk tarihinin en sevilen dizilerinden Ezel'in Ramiz Dayısının esin kaynağı oldu.







