Konya'da ayakkabı düzeltme geleneği sürüyor

HAYATIN İÇİNDEN Yayınlanma : 28 Ekim 2025 02:58 Düzenleme : 28 Ekim 2025 03:02
Konya'da ayakkabı düzeltme geleneği sürüyor
Konya'da bir çok kişi gelenek, görenek, örf ve adetlerini yaşatarak hayatlarını sürdürüyor. Bu geleneklerden bir tanesi de misafirlerin ayakkabılarını çevirmek. Bu eskimeyen bir gelenek olarak hala devam ettiriliyor.

Peki bu gelenek neden yapılıyor. Siyaset Bilimi Profesörü Dr. Mim Kemal Öke, ayakkabı çıkartmak ve düzeltmek  ile ilgili bilgi verirken, önemli noktalara da dikkat çekiyor. Türk milletinin önemli adetlerinden bir tanesinin de eve girmeden ayakkabıların çıkarılması olduğunu belirten Prof. Dr. Öker, ''Evin içerisine dışarıda pisliği sokmamak lazımdır. Onun için ayakkabılarımızı eve girmeden önce çıkartırız ve son derece uygun bir adettir. Kimse başkasının evine ayakkabı ile girmemeli.'' dedi.

 

AYAKKABIYI KOYACAK YER BULAMIYOR

Ayakkabıyı çıkardıktan sonra ayakkabıyı ne yapacağını bilmediğini de belirten Prof. Dr. Öke, ''Maalesef kapılarda nereye giderseniz gidin bir bakıyorsunuz, ayakkabılar kapının önünde serilmiş vaziyette. Ayakkabı dolapları olmasına rağmen kullanmayanlar var. Ayakkabı tarlası gibi evin dışında duruyor. Bu çok çirkin oluyor ve zaman zaman da komşular birbirlerini uyarıyor.'' ifadelerini kullandı.

MEVLEVİLİKTE AYAKKABI

Ayakkabı çevirmenin Mevlevilikte ve benzeri diğer tarikatlarda farklı anlamlara geldiğini de aktaran Öke, ''Dervişin çok yüz kızartıcı bir kusur, kabahat, günah işlediği vakit ayakkabısı çevrilip 'Hadi güle güle' denir. Hatta dergahın ana kapısından çıkamaz ve Mevlana Müzesi'nde de bulunan 'Küstahlar' kapısından çıkar. Orada onu gören o kişinin işe yaramaz bir adam olduğunu görür ve edepsizlik damgasını yer.'' dedi. 

 

AYAKKABI ÇIKARMANIN ADABI

Ayakkabı çıkarmanın ve edep ile davranmanın kuralları olduğuna da dikkat çeken Öke şunları söyledi: ''Bir yere girerken eşiğe basılmaz. Eşik çok önemli bir berzah makamıdır. Açmaya kalktığımız vakit Hz. Ali'nin makamıdır. Bir eve girerken ayakkabılarınızın ucu eve doğru bakıyor. Geldiğiniz vakit sağ ayağınızı eşiğin üzerinden aşırarak giriyorsunuz. Çıkarken ev sahibiniz ayakkabınızı alarak kapının önüne koyuyor. Kapıya koyduğunuz vakit ayakkabınızın ucu dışarıya doğru bakıyor. Bu yanlış. Çünkü ayakkabıyı giyerken arkanızı ev sahibine dönmemeniz gerekiyor. İçeriye girerken sağ ayakla girmeniz, dışarı çıkarken de geri geri sol ayakla çıkmanız lazım.''

AYAKKABI ÇEVİRMEK VE EVLİLİK

Ayakkabı ile ilgili farklı gelenekler de bulunuyor. Her zaman hüzün olacak değil ya. Geleneklerimizde evlenme isteğini belli etme şekli olarak da kullanılmış. Evin delikanlısı evlenmek istediğinde, babasının ayakkabısını ters çevirirmiş. Hatta yine babaya ait ayakkabıyı kapıya çivilemek de geleneklerin arasında. Baba yanındayken ayakkabıları tersten giymek de “evlenmek istiyorum” anlamlarını taşıyormuş.

 

GELİNİN DAMADIN AYAĞINA BASMASI

Çıraklıktan kalfalığa yükselen öğrencinin pabucunun dama atılması ya da evlenirken gelinin damadın ayağına basması… Ayağa basma geleneğinin kökeni Antik Roma'ya dayanır. O dönemde damadın gelinin ayağına basması, evlilikte otoriteyi simgeliyordu. Günümüzde ise bu gelenek, esprili bir şekilde “kim evde söz sahibi olacak?” sorusuna yanıt arayan bir ritüel haline geldi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.