KONYA'DAKİ TÜRBELERİ ZİYARET ETTİ
Üstüne giydiği kürk ve sarı çizmeleri ve elinde bulunan asası ile dikkat çeken ve isminin Beytullah olduğu öğrenilen seyyaha Konya’da dijital içerik üreten Mehmet Kabran eşlik etti.
Afyonlu Beytullah ile gezdiği yerleri sosyal medya hesabından paylaşan Mehmet Kabran, ‘’Konya'mızdan bir Afyonlu Beytullah kardeşimiz geldi geçti. Ladikli Ahmet Ağa hizmetine katılmak üzere yola çıkan özellikle şehrimizde görmek istediği Sarı Yakup, Burhan Dede, Pisili ve Karakurt hazretlerinin ziyaretinde bana eşlik edermisin dedi. Zaten benim mahallem olduğu için birlikte duasına vesile oldum. Allah kabul etsin... Sevgili kardeşim Rabbim yolunu ve bahtını açık etsin’’ dedi.

LADİKLİ AHMET AĞA KİMDİR?
Sarayönü’nün Ladik köyünde (günümüzde mahalle) doğdu. Küçük yaşlarından itibaren çiftçilik ve çobanlıkla uğraştı. Balkan Savaşları sırasında, iki ağabeyi ile birlikte cepheye sevk edildi. Cepheden cepheye koştu.
Çatalca, Makedonya, Yunanistan, Arnavutluk ve Bulgaristan savaşlarına katıldı. Ardından Birinci Cihan Harbi’nde Çanakkale Savaşı’na iştirak etti. Ağabeyinin birisini Çanakkale’de, diğerini de Kırkgaziler’de şehit verdi. Burada ikinci defa yaralandı. Bilahare Hicaz savunmasına katılıp Arabistan çöllerinde savaştı.
Kanal Harekâtı’nda üçüncü defa yara aldı. Yirmi yılı aşan askerlik hayatıyla Ahmet Ağa, gerçek bir “gazi veli”dir. Bu manevi hâline de Kanal savunmasında aldığı bir yara ile ulaştı. Hacı Ahmet Ağa, tahsil görmediğinden okuyup yazması yoktu (ümmi); ama ariflerdendi. Duygularını şiirlerle dile getirdi. Şiirlerinin çoğu dostları tarafından kaleme alınıp, muhafaza edildi. Kendisini çölden kurtaran atlının Hızır Aleyhisselam olduğu ve sonradan kendisiyle sık sık görüştüğü söylentisi yaygındır. Hacı Ahmet Ağa, açık keramet izhar eder ve kendisine verilen manevi görevleri hiç çekinmeden naklederdi. Halk arasında pek çok menkıbe ve kerameti anlatılır.

SON YILLARINI ZİYARETÇİLERİNİ KABUL EDEREK GEÇİRDİ
Hacı Ahmet Ağa her bakımdan örnek bir insandı. Ömür boyu halkın ve Hakk’ın hizmetinde oldu. Ladik’in Çalı Bağı’nda eşi ile çabalayarak her çeşit meyve ve sebzenin yetiştirildiği örnek bir bahçe kurdu. Buraya bir kuyu kazdı. Kurduğu bahçeyi hayvanlardan korumak için etrafını, dağdan sırtında çektiği taşlarla duvarla çevirdi. Ceylan Dağı’ndan Çalı Bağı yakınına gürül gürül akan bir su getirdi. Ömrünün son yıllarını ziyaretçilerini kabul ederek geçirdi.
Ahmet Ağa, vefatından bir süre önce, rahatsızlanınca Konya Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Burada bir süre tedavi görüp, Ladik’e döndüyse de rahatsızlığı gittikçe arttı. Bunun üzerine oğlu Zekeriya’ya, sandıktaki emanetlerin, onları almaya gelenlere teslim edilmesi vasiyetinde bulunduktan sonra, 8 Haziran 1969 tarihinde vefat etti.
Ladik Mezarlığı’ndaki kabri, önemli ziyaret yerlerindendir. Adı, Konya Büyükşehir Belediyesinin Yeni İstanbul Caddesi üzerinde yaptırdığı şirin bir parkta yaşatılmakta ve yine Konya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde memleketinde vefat yıldönümü programları düzenlenmektedir.








