Konya’da sessiz tehlike büyüyor; Obruklar bölgeyi tehdit ediyor

GÜNCEL Yayınlanma : 01 Şubat 2026 11:14 Düzenleme : 01 Şubat 2026 11:17
Konya’da sessiz tehlike büyüyor; Obruklar bölgeyi tehdit ediyor
Konya Havzası’nda son yıllarda artış gösteren obruklar, sadece Karapınar’da değil özellikle Sarayönü, Karapınar ve Cihanbeyli ilçelerinde ciddi bir risk oluşturmaya başladı.

Tarım faaliyetlerinin yoğun olduğu Sarayönü, Karapınar ve Cihanbeyli’de yeraltı sularının aşırı çekilmesi nedeniyle zemin yapısının zayıfladığını belirten uzmanlar, son 30 yılda oluşan obrukların büyük bölümünün “örtü çökmesi” şeklinde meydana geldiğini söyledi.

Konya Havzası’nda son yıllarda artış gösteren obrukların ana nedeninin kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı olduğu açıklandı.

Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, son 30 yılda meydana gelen obrukların neredeyse tamamının yeraltı suyu seviyesindeki ani ve düzensiz değişimlere bağlı olarak oluştuğunu söyledi.

Konya Havzası’nda yaşanan obruk oluşumlarına dikkat çeken Arslan, geçmişte görülen obruklarla günümüzde oluşanların aynı mekanizmaya sahip olmadığını vurguladı. Geçmiş yıllarda meydana gelen obrukların, karstik sistemler içinde yer alan mağaraların tavan bloklarının çökmesiyle oluştuğunu belirten Arslan, bu tür obrukların yeraltı suyundan bağımsız geliştiğini ifade etti.

YENİ OBRUKLAR YERALTI SUYUNA BAĞLI

Son yıllarda oluşan obrukların ise “ana kaya çökmesi” değil, örtü çökmesi obrukları olarak tanımlandığını söyleyen Arslan, bu yapıların tamamen yeraltı suyu hareketleriyle ilişkili olduğunu belirtti. Yeraltı suyunun aşağı ve yukarı yönlü hareketleri sırasında, kalsiyum karbonat açısından zengin malzemelerin çözünerek taşındığını ifade eden Arslan, zamanla oluşan boşlukların birleşerek daha büyük boşluklara dönüştüğünü ve en sonunda üstteki örtü tabakasının çökmesiyle obrukların meydana geldiğini dile getirdi.

“SON 30 YILDAKİ OBRUKLAR ALÜVYAL MALZEMELERDE OLUŞTU”

Konya’da son 30 yılda oluşan obrukların büyük bölümünün, havzalarda yer alan güncel yaşlı alüvyal örtü tabakalarında meydana geldiğini vurgulayan Arslan, Konya’nın altında litosferden kaynaklı erime ve mağma hareketleri olduğu yönündeki iddiaların ise bilimsel olarak kanıtlanmadığını ifade etti. Arslan, bu teorilerin varsayım düzeyinde kaldığını ve mevcut obrukların yüzeye yakın örtü tabakalarının çökmesiyle oluştuğunu söyledi.

YERALTI SUYU SEVİYESİ 40 METREYE KADAR DEĞİŞİYOR

Obruk oluşumlarının artmasındaki en büyük etkenin yoğun ve kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı olduğuna dikkat çeken Arslan, Devlet Su İşleri verilerine göre Konya Kapalı Havzası’nda yaklaşık 35 bin ruhsatlı kuyu bulunduğunu, ancak günümüzde 100 binin üzerinde ruhsatsız kuyu olduğu tahmin edildiğini aktardı. Toplamda kuyu sayısının 150 bine yaklaştığını belirten Arslan, bunun yeraltı su seviyesinde ciddi düşüşlere neden olduğunu ifade etti.

Eskiden yeraltı su seviyesinde yıllık 0,5 ila 1 metre arasında düşüşler yaşandığını hatırlatan Arslan, günümüzde bazı alt havzalarda bu düşüşün 8 ila 10 metreye kadar çıktığını söyledi. Yağışlı ve kurak dönemler arasındaki statik su seviyesi farkının ise bazı bölgelerde 30-40 metreye ulaştığını kaydetti.

Yeraltı suyunun sürekli hareket halinde olduğunu belirten Arslan, bu süreci “çaya atılan şekerin karıştırıldıkça erimesi” benzetmesiyle anlatarak, suyun toprak ve kayaçları çözerek boşluklar oluşturduğunu ve bu boşlukların zamanla obruklara dönüştüğünü sözlerine ekledi.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.