Konya’da Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından “21. Yüzyıl Türk Dünyası İdeallerinin İnşasında Hanefi-Maturidi Ekolü” başlıklı 7. Uluslararası Maturidilik Sempozyumu düzenlendi. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda yapılan program akademisyenler, öğrenciler ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti.
“HANEFİ-MATURİDİ GELENEĞİ GÜÇLÜ BİR DÜŞÜNCE TEMELİ SUNUYOR”
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, açılış konuşmasında Türk-İslam medeniyetinin tarih boyunca geniş coğrafyalara yön verdiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu birikimin temelleri incelendiğinde Hanefi fıkıh ve Maturidi kelamının belirleyici bir konuma sahip olduğu görülmektedir… Bu sempozyumun Maturidi geleneğinin günümüz meselelerine ışık tutan yönlerini daha görünür kılmaya vesile olacağına inanıyorum.”

YILDIRIM: “ORTAK ALFABE ÇALIŞMALARINI TAMAMLADIK”
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, programdaki konuşmasında Türk dünyasının ortak tarih, kültür ve dil bağlarına dikkat çekti.
Yıldırım, ilk adımlarının ortak alfabe olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Türk Devletleri Teşkilatı içinde ilk yaptığımız iş ortak dili harekete geçirmek yani ortak alfabeyi harekete geçirmek. Ortak alfabe için çalışmalarımızı tamamladık. Teknik olarak bitirdik. Bundan sonrası artık ülkelerin siyasi iradesine bağlı.”
Yıldırım, oluşturulan alfabenin 34 harften oluşan bir havuz olduğunu, ülkelerin bu havuzdan dilediği kadar harfi kullanabileceğini aktardı.
“TÜRK DEVLETLERİ MATURİDİ GELENEĞİNİN BUGÜNKÜ YAPISIDIR”
Maturidi düşüncesinin Türk dünyası için önemli bir rehber olduğunu vurgulayan Yıldırım, şu sözleri kaydetti:
“Türk Devletleri aslında Maturidi çizgide şekillenen akıl, hikmet ve istişare geleneğinin bugünkü kurumsal yapısını temsil ediyor. Burada tevhid, birlik, ortak tarihimiz, ortak kültürümüz ve ortak dilimiz var.”

“ORTAK TARİH ÇALIŞMASINI DA BAŞLATTIK”
Yıldırım, ortak alfabenin ardından ikinci adımın ortak tarih olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Türk Akademisi ve Türk Tarih Kurumu koordinasyonunda akademisyenler çalışmalarına başladı. Amacımız birlikteliğimizi güçlendirmek, tarihimizin köklerini doğru bilmek ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürümektir.”
Türk Devletleri Teşkilatı’nın sadece retorik üreten bir yapı olmadığını vurgulayan Yıldırım, “Hem ekonomik hem kültürel hem de ortak dil ve tarih olarak birbirimizle kaynaştığımız muazzam bir topluluğuz” dedi.








