Peki Osmanlı padişahlarından büyük bir üne sahip olan ve tarihe adını altın harflerle yazdıran Yıldırım Bayezid'in Konya'da tutsak edildiğini ve bu esareti sırasında hayatını kaybettiğini biliyor muydunuz? Evet, Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid, 1402 yılında Ankara Savaşı sonrası Timur'a esir düşerek Akşehir'de esir edilmiştir. Bugün Yıldırım Bayezid'in esir tutulduğu Ferruhşah Mescidi ve çevresi ise bu destansı ve hüzünlü geçmişin sessiz tanığı olarak Akşehir’de hâlâ ayakta durmaktadır.
TİMUR'A ESİR DÜŞTÜ
Bazen Anadolu da, bazen de Rumeli de ismine yaraşır bir şekilde fırtına gibi esip simsek gibi çakarak Osmanlı Devleti'nin lehinde olacak şekilde bütün Türk beyliklerini tasfiye eden, Bizans’ı muhasara ve tehdit eyleyen, Doğu Roma tahtının mukadderatını Müslüman Türk menfaatleri adına istediği gibi tasarruf eden, Niğbolu da Haçlı ordularına kesin cevabi veren, bu sürekli zaferlerinden dolayı Abbasî halifesi tarafından "Sultan-i İklim-i Rum" unvanı tevcih edilen Yıldırım Bâyezid, 1402 Ankara Savaşında Timur'a esir düştü.

ESİRKEN HASTALANDI
Timur'un eline düştükten sonra onunla birlikte Batı Anadolu seferlerinde hazır bulunuyordu. Timur, cengaver ve bir zamanlar fırtına gibi esmiş olan bu esirini gittiği her yere kendisiyle birlikte götürüyordu. On beş gün gibi kısa bir zamanda İzmir'i zapt eden Timur, dönüşünde henüz Osmanlılara bağlı bulunan Uluborlu ve Eğridir kalelerini zapt ettirdi. Bâyezid, Eğridir’in zaptı esnasında hastalanmıştı. Bunun üzerine Timur, onu Akşehir’e göndermişti. Tedavisi için de meşhur tabiplerinden İzzeddin Mesud Sirazî ile Celaleddin Arabî'yi göndermişti.
ÇARE BULUNAMADI
Yıldırım Han’ın tedavisine memur edilen doktorların bütün çabalarına rağmen, cevval, izzet-i nefis sahibi, mağrur ve zaferden zafere koşmaya alışmış bir hükümdar olan Yıldırım, mağlubiyet ve esarete tahammül edemedi. Zaman zaman Timur ile yapılan sohbetlerde Timur un kendisini serbest bırakacağına ve tekrar Osmanlı Devleti nin başına geçeceğine dair söylediği sözlere de inanmayan Yıldırım Bâyezid'in, keder ve üzüntüden gelen bu hastalığına çare bulunamadı. Bunun için 14 Saban 805 (9 Mart 1403) Perşembe günü hayatını kaybetti.
ZEHİR Mİ KULLANDI
Öldüğü zaman kırk iki yaşlarında olduğu bildirilen Yıldırım'ın zehir kullanmak suretiyle intihar ettiğine dair bilgiler varsa da bunlar gerçeği yansıtmamaktadırlar. Zira çağdaşı ve Yıldırım’ı yakından tanıyan tarihçi İbn Arabşah ile Osmanlı tarihçilerinden Enver’i, Şükrüllah, Karamanî Mehmet Pasa, Hoca Saadeddin ve Solakzâde gibi kaynaklar ile Timur'un tarihçisi Serafeddin Ali Yezdî ve Nizameddin Samî kesin olarak intihardan bahsetmezler. Bunlara göre o, nefes darlığı ve hunnaktan ölmüştür.

ESİR TUTULDUĞU AKŞEHİR'DEKİ YER HALEN AYAKTA
Rivayetlere göre Yıldırım Bayezid, Akşehir’de esir edilmiştir. Bazı kaynaklar onun Ferruhşah Mescidi’nde hapsedildiğini aktarırken, başka bir anlatıysa mescidin “Cenazelik” adı verilen bölümünde tutulduğunu söyler. Bugün Ferruhşah Mescidi ve çevresi, bu destansı ve hüzünlü geçmişin sessiz tanığı olarak Akşehir’de hâlâ ayaktadır.
BURSA'YA DEFNEDİLDİ
Yıldırım Bayezid 9 Mart, 1403'de 43 yaşındayken Akşehir'de neden olduğu hâlâ bilinmeyen gizemli bir şekilde ölmüştür. Yıldırım Beyazıt’ın naaşı geçici olarak Akşehir'de Seyyid Mahmud Hayrani'nin türbesine, bir rivayete göre de türbenin yanındaki camiye defin edilmiştir. Ancak Semerkand'a dönerken Timur'a kendisini beğendirmiş olan Musa Çelebi'ye babası Yıldırım'ın naaşını alıp Bursa'ya birlikte götürmesi buyruğu verilmiştir. Bazı kaynaklara göre cenaze Musa Çelebi tarafından Bursa'ya getirilmiş ve Yıldırım Camii yanındaki türbesine gömülmüştür. Diğer kaynaklar ise Musa Çelebi'nin babasının naaşını mumyalanmış olarak Germiyanoğlu Yakup Bey'e Kütahya'ya getirdiğini; burada naaşın saklandığını ve 1404de Çelebi Mehmed tarafından Bursa'ya getirilerek türbesine gömüldüğü yazılıdır.








