Konya’da asırlık çınar olarak 1889 yılından beri eğitim veren ve Turgut Özal, Sadi Irmak, Tarık Buğra, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi birçok tanınmış devlet adamı, bilim insanı, edebiyatçı ve sanatçının yanı sıra Konya ve Türkiye’ye önemli hizmetler vermiş pek çok ünlü ismin mezun olduğu Konya Gazi Lisesi’nde ders veren öğretmenlere 65 yıl önce takılan isimler sosyal medyada gündem oldu.
Okulun hem öğrencisi olan hem de 1974-1979 yıllarında İngilizce Öğretmeni olarak görev yapan Filiz Mesci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, öğrencilik ve öğretmenlik yıllarına ilişkin anılarını okulda öğretmenlere takılan isim ve lakaplarla anlattı. Okulun öğrencilerinden Türk halk edebiyatı ve bilimi profesörü Prof. Dr. Saim Sakaoğlu’nun öğretmenlerin isim ve lakaplarına ilişkin derlemesini aktaran Mesci’nin paylaşımı, özellikle o dönemde okuyan öğrenciler arasında büyük beğeni toplarken anılarını canlandırdı.

SAKAOĞLU’NUN DERLEMESİ OKULUN TARİHİNE IŞIK TUTTU
Mesci’nin aktardığı paylaşımda Prof. Dr. Sakaoğlu, okulun tarihçesine yer veriyor. Türkiye’nin en eski liselerinin başında gelen Konya Lisesi’nde okuduğu dönemi anlatan Sakaoğlu, öğretmenlere ad takma geleneğinin nasıl oluştuğunu şöyle anlattı:
“1889 yılında eğitim-öğretime açılan okulumuz çeşitli adlardan sonra günümüzde, bağlı bulunduğu ilçeden ötürü Meram Konya (Anadolu) Lisesi olarak bilinmektedir. Okul, halen lise seviyesinden öğretim yapmakta ise de bir zamanlar ilin iki ortaokulundan biri de onun bir parçası olarak hizmet vermekteydi. Öğrencisi olduğum 1951-1959 ders yıllarında ortaokul ve lise bir arada idi.
İlkokul yıllarımızda nedense öğretmenlerimize ad takma geleneği yoktu, belki de bizim okulumuzda bu yola başvurulmuyordu. Ancak daha ortaokula başlamamızın ilk haftasında, sınıfımızdaki ikinci yıllarını okuyan birkaç arkadaşımız öğretmenlerimize bir yıldan beri söyledikleri adları bizlere de öğretiverdiler.
Yıllar geçtikçe daha çok öğretmenle tanıştık, öğrencisi olduk ve yine kıdemli öğrencilerden onların takma adlarını da öğrendik. Adlar son derece farklı açılardan konulmuştu ve çoğunluğu ilgi çekici özelliği olan adlardı. Bu adların konulma yöntemlerini başka okullarda da görebiliriz. Ancak içlerinde o kişiye özgü olan adların da olacağı unutulmamalıdır. Onlardan bazılarını özetimizde de hatırlatmak isteriz: Keton, Mösyö Dimdik, Caval, Karabiber, Gardiyan, Pisbıyık, Şıtok vb.

“RADYOYU BİLE TANIMAMIŞ ÇOCUKLAR LAKAP BİLMEZDİ”
İlkokul yıllarım Konya Hâkimiyeti Milliye İlkokulu’nda, 1946-1951 yılları arasında akıp gitmişti. Bu beş yıl içinde bir öğretmenin, Zekiye İzgi’nin öğrencisi olmuştum. Ama bazı derslerimiz için iki ayrı öğretmen de bizim iki ayrı dersimize gelmişti: Ali Rıza Nalçacı din derslerimizi, Muzaffer Erkoçak da yazı derslerimizi vermişlerdi. İlk yıllarda hiçbir öğretmenimizin adından başka bir adının, kısacası başkaları tarafından takılan bir adının olduğunu bilmiyorduk. Bu konular o yılların, televizyon değil radyoyu bile tanımamış masum ilkokul çocuklarının işi bile değildi. Yıllar ilerleyip de Erkoçak öğretmenimiz haftada bir gün derslerimize gelmeye başlayınca arkadaşlarımız arasında öğretmenimizin başka bir adla da anıldığını işitmeye başlamıştık. O ad Kümük idi ve ben bu kelimenin anlamını bilmiyordum. Meğer öğretmenimize eskiler burun yapısından sonra bu adı takmışlar. Onun öğrencisi olmayanlar adını bilmiyor ama anıldığı anlarda ise Kümük diyorlardı. Beş yıl içinde okulumuza gelen veya okulumuzdan ayrılan birkaç öğretmenle birlikte neredeyse 20’ye yakın öğretmenimizi ad olarak biliyordum. İşte benim öğretmenlere takılan adlarla tanışmam böyle olmuştu.

KIDEMLİ ÖĞRENCİLER YENİ GELENLERE LAKAPLARI ÖĞRETİYORDU
1951-1952 Öğrenim Yılı’nda Konya Lisesi’nin orta kısmına kaydolmuştum. Bütünüyle ortam değişmişti. Önlük yoktu, yaka yoktu, tahta çantalar yoktu, vb. Sınıfımızda birkaç da kıdemli arkadaşımız vardı. Birinci sınıfı çok sevmiş olmalılar ki bir daha okuyacaklardı. İşte onlar deneyimlerini konuşturarak artık adlarına hoca demeye başladığımız öğretmenlerimizin varsa öbür adlarını da söylemeye başlıyorlardı. Sadece bizim öğretmenlerimiz değil, derslerimize gelmeyen öbür öğretmenlerin varsa, onların da anlarını tekrarlar olmuşlardı.
Yıllar yılları kovaladı ve ben 1958-1959 Öğrenim Yılı’nın sonunda diploma almaya hak kazandım. İşte aradaki yıllar boyunca hocalarımıza bizlerden önce takılan adları, ister istemez kullanmaya başladım. Bunlar genelde incitici olmayan adlandırmalardı. Zaten incitici olanları varsa biz de onları hafifleterek vermeye çalışacağız.

HER İSMİN BİR HİKAYESİ VAR
I. Ad ve soyadı ile ilgili olanlar:
A. Doğrudan adı kullanılan öğretmenler:
1. Ali Nail / Ali Nail Gökbudak. Tarih ve ortaokulda yurt bilgisi öğretmenimiz. Ancak ilk adının farklı söylendiği de görülür.
B. Adları farklı şekilde söylenen öğretmenlerimiz:
1. Fıyık / Faik Ürel. Matematik öğretmenimiz.
2. Omar / Ömer Faruk Mesci. Matematik ve astronomi öğretmenimiz.
C. Soyadlarıyla anılan öğretmenlerimiz:
1. Çörüş / Ayşe Oğuz Çörüş. Türkçe öğretmenimiz.
2. Köroğlu / Hüseyin Köroğlu. Fizik öğretmenimiz.
Ç. Adının kısaltması ile anılan öğretmenimiz:
1. Sebo/Sabahattin Şengün. Beden eğitimi öğretmenimiz. İkinci bir adı daha vardı: bk. Gardiyan

II. Bazı kelimelerle ilgili olan adlar.
A. Bir Kelimeyi farklı şekil de söyleyen öğretmenlerimiz:
1. Caval / Cevval. Mahmut Havfi Kendi. Coğrafya öğretmenimiz.
2. Şıtok / Stok. ? - ?. Millî Güvenlik öğretmenimiz olan üsteğmen.
B. Adı, ders konusu olan bir kelimeden kaynaklanan öğretmenimiz.
1. Keton. ? - ?. Öğretmen olmayan bir TCDD kimyageri.
C. Kelime yazdırılırken veya ders anlatırken söylenenler
1. Rayting (Writing) yazıştır yazış: İbrahim ? İngilizce öğretmenimiz.
2. Vakta ki…: Ali Nail Gökbudak. Tarih öğretmenimiz
Ç. bk. V.C.1 ve VI. A. 1.
III. Renklerle ilgili olan adlar:
A. Kara:
1. Kara Oğlan / Mustafa Özden. Matematik öğretmenimiz.
2. Kara Biber / ? - ?. Fransızca öğretmeni
B. Sarı
1 Sarı Kız / Sıdıka Akbaba. Kimya öğretmenimiz.
IV. Vücut yapısından kaynaklanan adlar
A. Boy
1. Mösyö Dimdik / ? - ? Boyu oldukça uzundu.
B. Yüzü
1. Coni / Behzat Üner. Yüzü bir batılınınkini andırıyordu. Coğrafya öğretmenimizdi.
C. Bıyık
1. Pisbıyık / Raşit Usman. Türkçe öğretmenimizdi.

V. Davranış biçimi yönünden
A. Yürüyüş içiminden
1. Robot / Ziya ? Kimya öğretmenimizdi.
B. Sertliğinden
1. Gardiyan / Sabahattin Şengün. Beden eğitimi öğretmenimiz. İkinci bir adı daha vardı. Bk. Sebo,
C. Farklı davranışlarından
1. Keş Gündüz / Gündüz Gürgen. Türkçe öğretmenimiz
VI. Notu sebebiyle
A. Notun kıtlığı
1. Sıfırcı Fehime / Fehime Birekul. Biyoloji öğretmenimizdi.
VII. Sebebini bilemedim.
1. Cemile / Nezahat Erdem. Matematik öğretmeni
2. Sesa / Mustafa Yenisey. Fransızca öğretmeni. Belki Fransızca bir kelimeden kaynaklanmış olabilir.
Burada adları anılan öğretmenlerden; Mustafa Yenisey, ? - ? (Karabiber) Fransızca öğretmeni oldukları için öğrencileri olamadım. Ayrıca ? - ? (Mösyö Dimdik) de dersimize gelmeyen öğretmenlerdendir.
Gerek ad takılan gerekse ad takılmayan öğretmenlerimizin bazılarıyla ilgili kısa bilgileri de eklemek istiyorum.
Ayten Özer: Konya Lisesi’nin ilk İngilizce öğretmenidir.
Fehime Birekul: İstifa ederek ayrılmış, Deniz Kuvvetleri’nde görev almıştı.
Ali Nail Gökbudak: Benim mezuniyetimden ve Selman Erdem’in tayininden sonra müdür olmuştur.
Rayting (İngilizceci): Ortaokul birinci sınıfta hocamız oldu ve sınıf arkadaşımız Cankut Ünal’ın eniştesi idi.
Faik Ürel: Oğlu Erol da sınıf arkadaşımızdı.
Nezahat Erdem: Müdürümüz Selman Bey’in eşi idi.
Razi Çeviker: Eşi Peykan Hanım da okulumuzun Almanca öğretmeni idi.
Sabahattin Şengün: Daha sonraki yıllarda önce okulumuzun müdürü, sonra da ilimizin Millî Eğitim Müdürü oldu.
Semahat Ertunç: Öğretmenimiz Mukbil Ertunç’un eşi idi.
Nermin Ertürk: Eşi de okulumuzun felsefe öğretmeni Selahattin Ertürk idi.
Ömer Faruk Mesci: Yeğenleri Kadir ve Aytekin sınıf arkadaşımızdı.
Şadiye Akın: İlkokulda beni beş yıl okutan öğretmenim Zekiye İzgi’nin kardeşi idi.
Cahit Öztelli: Ticaret Lisesi’nde öğretmeni idi. Kızı Neş’e son sınıfta arkadaşımızdı.
Mehmet Çelik: Ticaret Lisesi öğretmeni idi.

MÜDÜRLER UNUTULMADI
Müdürlerimize gelince…
Ben ortaokula başladığımda Samih Atademir (1950-1953) müdürümüz idi. Daha sonra İbrahim Cengiz (1953-1954) ve Selman Erdem (1954-1959) müdürlüğümüzü yaptılar.
Atademir Bey, Ankara’da müfettiş olarak görevlendirildi. Cengiz Bey, valinin isteklerini yerine getirmediği için Sivas Lisesi’ni müdür olarak gönderildi. Ben üniversiteyi bitirdiğim zaman o, Orta Öğretim Genel Müdürü idi. Erdem Bey ise İstanbul Pertevniyal Lisesi Müdürlüğüne getirilmişti. O da, ben üniversiteyi bitirdiğimde Öğretmen Okulları Genel Müdürü idi.
Bu öğretmenlerimizden bazıları da yıllar sonra benim de mezun olacağım İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’nu bitirmişlerdi: Fehime Birekul, Ali Nail Gökbudak, Ömer Faruk Mesci, Nezahat Erdem, Selman Erdem, Hüseyin Köroğlu.








