İYİ Parti tarımdan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, bir dizi ziyarette bulunmak üzere tarımın başkenti Konya’ya geldi. Konya’daki tarımsal faaliyetleri ve iktidarın tarım politikalarını değerlendiren Ulusoy, “AK Parti’nin bir tarım politikası yok.
Bu nedenle Türkiye, tarımdan hayvancılığa, su varlığından gıda denetimlerine kadar her alanda alarm veriyor” dedi.
Ulusoy, İYİ Parti Konya İl Başkanı Ali Anlaş, il başkan yardımcıları Akif Akış, Mustafa Koleri ve Cenk Gülle ile birlikte gazetemizi ziyaret etti.
Yazı İşleri Müdürümüz Duran Çölcü ile bir süre sohbet eden Ulusoy, son siyasi gelişmeleri değerlendirdi.
İktidarın ekonomi ve tarım politikalarında yaptığı hataların faturasının halka ödetildiğini bildiren Ulusoy, halkla buluşmalarında vatandaşların tepkisi ile karşılaştıklarını anlattı.
Türkiye’de tarımın belli bir plan dahilinde yapılabilmesi için acilen tozlaşma haritası çıkarılması gerektiğini vurgulayan Ulusoy, “Nerede arıcılık yapılacaksa, biyolojik çeşitliğe ihtiyacı varsa onu arı ile çeşitlendirmek lazım.
Bazı yerlerde bizzat elmacılar ister. Veya yağlık, tohumluk ayçiçeği ister. Ama şu an bir planlama yok. İktidarın bu konuda eksiği var.
Hububat cenneti Türkiye’de hububatı ithal edersin, kırmızı eti ithal edersin, bakliyatı da ithal edersin. Bakliyatta dünya birincisiydik, şimdi gerilerdeyiz.”

“İKTİDAR KÖYLERDEN HAYVANLARI ÇIKARDI SEKTÖRÜ BİTİRDİ”
Hayvancılığın da ithalat ve yüksek maliyetler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Ulusoy, meracılık konusunda önemli yatırımlar yapılmazsa hayvancılıkta dünya genelinde geri kalacağımızı söyledi.
İktidarın hayvancılığı desteklememesi nedeniyle köy nüfusunun yaşlandığını ifade eden Ulusoy, şöyle devam etti:
“Köyler boşaldı. Şu an köy nüfusunun ortalaması yüzde 6,7. Bu büyük bir felaket. Büyükşehir çeperindeki köylerde bu yüzde 19’dur. Bu nüfus genç olsa sorun değil. Asıl sorun yaşlanmak. Bu insanlar tarım ve hayvancılık yapamıyor. Orman yangınını söndüremiyor.
Orman köyleri boşaldığı için de orman yangınları gibi önemli bir sorun yaşıyoruz. Bu iktidarın büyük belası köyden hayvanı çıkarmak oldu. Hayvancılığı bitirdiler.
O zaman herkes karşı çıktı. Hayvanı köyden çıkardılar, orman yangınlarını söndürmek imkansız hale geldi. Bakliyatı azalttın, hayvan yemini de azalttın. Bunların hepsi birbirine bağlı.”
“TARIMA YÖNELİK PROGRAM YAPILMALI”
Tarımda kendi kendine yetebilen Türkiye’nin bugün her şeyi ithal eder duruma geldiğine işaret eden Ulusoy, tarımın ancak ayakları yere basan bir tarım politikasıyla mümkün olabileceğini belirtti.
“Tarımda program yapmak, ihtiyacımıza göre tarım yapmak ve kendimize yetecek, ihtiyacımız olan üretimi yapmak zorundayız” diyen Ulusoy, iktidarın “Kendime yetecek kadar alırız kafasında” olduğunu savundu.
“ÜRETİCİ İLE TÜKETİCİ ARASINDA ÇETE VAR!”
Sebze ve meyvenin tarladan çıkıp tüketiciye ulaşıncaya kadar fiyatının 10-20 kat arttığını belirten Ulusoy, “Üreticiyle tüketici arasında bir çete var. Ürün tarladan tüketiciye ulaşıncaya kadar fiyatlar çok yükseliyor. Bir belamız da lojistik.
En pahalı taşımacılık karayolu. Ne deniz ne de demiryolu taşımacılığını kullanıyoruz. Tren kullanılmadan gıdada ucuzluğu unutun. Ana taşımacılığı tren ile yapabilirsek bu işi bitirebiliriz. Soğuk zincirimiz de pahalı. Lojistik de pahalı.
Hal noktasında sıkıntımız var. Piyasayı üç harfli marketler belirliyor. Bu marketler de bela oldu. Üreten de şikayet ediyor, tüketen de. Üretici kazanamıyor. Tüketici markette fahiş fiyatlarla karşılaşıyor. Öte yandan ne yediğimiz belli değil.
Laboratuvar ortamları oluşturulmalı, pestisit var mı araştırılmalı. Tarımda güçlenirsen bereketli büyürsün. Tarımda büyüme masa üstende olmaz, rakamlarla, verilerle olmaz, tarlada olur. Bir ihanet var. Köylerimizin boşalmasını, tarımda ithalatçı olmamızı istiyorlar. Türkiye’nin bu tarımsal zenginliğinde bu kadar dışa bağımlı olmakta bir art niyet var” diye konuştu.
KONYA’NIN SU SORUNUNU İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİSİ!
Ulusoy, son yağışlarla barajlardaki su seviyesi artsa da kuraklık riski hala devam eden Konya’nın su sorununu çözmek için bir de öneride bulundu. Su sorununu çözmek için 25 milyar dolar gerektiğini aktaran Ulusoy, sorunun çözümünü şöyle anlattı:
“Su, lazım olan yerlere terfi ettirilecek. Adana, Seyhan ve Ceyhan’dan suyu getireceksin, burada terfi edeceksin. Bundan sonra su açık kanalla değil kapalı basınçlı sistemle getirilecek. Çünkü buharlaşma ile büyük kayıp oluyor.
Çiftçi suyu getirirken elektrik parası da harcıyor. Bizim sistemimizde çiftçi elektrik parası da harcamayacak. Dış havzadan kapalı sistemle getireceğimiz su 1 milyar m3’ten fazla.
Bu sadece rekolteyi değil ürün gamını, ürün çeşitliliğini de artırır. O zaman hem çifti hem Türkiye zenginleşir. Ucuz gıdaya kolay erişiriz.”
“SANDIĞI MİLLETİN ÖNÜNE KOYSUNLAR
Türkiye’nin acilen erken seçime ihtiyacı olduğunu bildiren Ulusoy, “İster erken ister baskın, bu ülkenin hemen bir seçime ihtiyacı var. Milletin önüne sandığı koyun bakalım ne diyecek?” diye sordu.
Cumhurbaşkanı adaylarının profilini de açıklayan Ulusoy, adayı isim vermeden “Cumhurbaşkanı adayımız ilk olarak seçildiği gün parti rozetini çıkaracak. Güçlendirilmiş ve işlevsel parlamenter sisteme geçmeyi kabul edecek” sözleriyle tanımladı.
Ulusoy, Türkiye’de şu an 86 milyon herkesin Cumhurbaşkanı adayı olabileceğini, sadece 1 kişinin aday olamayacağını kaydetti. Ulusoy, “O da Recep Tayyip Erdoğan’dır” diyerek sözlerini tamamladı.








