Konya’daki son yağışlar, su kaynaklarına can suyu olurken barajlardaki su seviyeleri de arttı. KOSKİ, barajlardaki son durumu açıkladı.
Konya’da etkili olan kuvvetli sağanak yağışlar ve eriyen kar suları, kuruyan derelerin yeniden çağlamasına neden oldu. Yağışlar bazı bölgelerde taşkınlara sebep olurken kuraklık nedeniyle yok olma tehlikesi altında olan Beyşehir Gölü başta olmak üzere pek çok baraj ve göl yeniden canlandı.
Etkili yağışlarla birlikte içme ve sulama suyu için kritik öneme sahip barajlarda da kayda değer artışlar yaşandı. Konya’nın önemli su kaynaklarından olan 4 barajdaki doluluk oranları umutları artırdı.
KOSKİ BARAJLARDAKİ GELİŞMEYİ AÇIKLADI
Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, yağışların ardından Altınapa, Bağbaşı, Bozkır ve Afşar barajlarındaki doluluk oranını açıkladı.
KOSKİ’nin verilerine göre en az doluluk oranı yüzde 14 ile Mavi Tünel’e su sağlamak amacıyla Hadim’de yapılan Bağbaşı Barajı’nda ölçüldü.
En yüksek doluluk oranı ise Konya Ovası’nı sulayan Taşkent’te bulunan Afşar Barajı’nda kaydedildi. Afşar Barajı’ndaki doluluk oranı yüzde 63 oldu.
KONYA’NIN İÇME VE SULAMA SUYU KAYNAĞI DÜŞÜK KALDI
Konya’nın sulama ve içme suyunu sağlamak acıyla Meram Çayı üzerinde kurulan Altınapa Barajı’nın doluluk seviyesi de düşük kaldı. Altınapa Barajı yüzde 19 oranında doldu.
Konya’nın yine içme ve sulama suyu için kullanılan önemli kaynaklarından Bozkır Barajı’ndaki doluk oranı ise yüzde 24 seviyesinde ölçüldü.
İşte barajlardaki son durum:

KURAKLIK TEHLİKESİ BİTMEDİ!
Öte yandan uzmanlar, yağışlarla artan barajlardaki doluluk oranı umut vaat etse de kuraklık riskinin devam ettiğine dikkat çekiyor.
Bu yıl kaydedilen yağışların uzun yıllar ortalamasının yüzde 50’sini aştığını, ocak ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre üç kat daha fazla yağış düştüğünü belirten uzmanlar, Konya’da yer altı su seviyesinin kritik eşikte olduğunu, yüzeysel akışa geçen yağışların yer altı sularında kayda değer bir artış sağlamadığını ifade ediyor.
Yağışların kısa vadede su potansiyeli açısından sevindirici olduğunu ancak orta ve uzun vadede öngörülen kuraklık tehdidinin ortadan kalkmadığının altını çizen uzmanlar, suyun hem bireysel hem de tarımsal alanda tasarruflu kullanılması gerektiğini vurguluyor.









