Lanetli lahdi açtılar ve...

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 01 Ocak 2026 00:58 Düzenleme : 01 Ocak 2026 01:01
Lanetli lahdi açtılar ve...
Tarih içeren aksiyon filmlerinde dikkatinizi çekmiştir. Mezar avcıları hazinenin peşine düşer ve hazine ile birlikte bir de krala veya zengin mezar sahibine ait lahit bulurlar.

Bulunan lahitin üzerinde de açtıkları takdirde lanetlenip ölecekleri yazar. Filmin sonunda da lahit açılır ve açanların başına gelmeyen de kalmaz.

 

LADİN ÜZERİNDE AÇAN İÇİN LANET VARDI

 

İşte buna benzer bir olay da İlk Türk arkeologu olarak kabul edilen ve ülkemizde Konya'da dahil olmak üzere bir çok tarihi eserin bulunmasına imza atan Osmanlı imparatorluğunun Müzeler Müdürü Osman Hamdi Bey'in başına geldi. MÖ 6 ya da 7. yüzyıla ait Tabnit Lahdi Osman Hamdi Bey tarafından 1877 yılında Sayda'da kralı Tabnit'e ait mezarda bulundu. Mısır Firavunlarının kullandığı andropoit (insan biçimli) bir lahit olan ve gövdedeki hiyeroglif kitabesinden Penephtah isimli bir Mısırlı generale ait olduğu anlaşılan Tabnit Lahdi üzerinde ise Mısır yazısı ile 'Her kim ola ki, benim lahdimi açar, Allah onun cezasını, belâsını versin.' yazmaktaydı.

ÖLECEKLERİ SÖYLENİYORDU

 

Bunun altında da lahdin ikinci sahibi Tabnit’in Fenike lisansında kitabesi bulunuyordu. Bu kitabede “Ben Astarte rahibi ve Saydalılar kralı Tabnit bu lahit içine gömülüyorum. Ey benim mezarımı bulan kimse, her kim olursan ol benim lahdimi açma ve benim huzurumu bozma. Çünkü yanımda ne gümüş, ne altın, ne de define vardır. Bu lahitte yalnızca yatmaktayım. Bana mezar olan bu lahdi açma, bu türlü hareket Astarte’ye karşı büyük bir hakarettir. Eğer benim tembihimi tutmaz,aksine mezar odamı açar ve benim huzurumu kaçıracak olursan, yaşayan insanlar arasında ve güneş altında nesilden ve neshepten mahrum kal ve ölüler arasında yatacak yer bulma” denilen ilginç bir beddua okunmaktaydı.

 

BEDDUAYA UĞRAMADILAR

 

Osmanlı imparatorluğunun Müzeler Müdürü Osman Hamdi Bey Başkanlığındaki Türk Arkeoloji Heyeti Kral Tabniti yerinden oynattı. Lahdi mezardan çıkardı. İstanbul'a getirip Müzeye koydu. Kralın iskeletini içinden aldı. Onu cam bir muhafaza içinde sergiledi. Yaptıkları bu işten dolayı Türk Heyetinden hiç kimse filmlerde anlatıldığı gibi bir bedduaya uğramadı. Hepsi de ecelleriyle öldü.

 

TEST SONUÇLARI ÇIKMADI

 

2007 yılında mumyanın kafatasından bir azı dişi, kaburgadan ve sol femur üzerinden küçük birer parça deri örneği alınıp DNA incelemesi yapmak için ABD'ye götürüldü. Amaç kralın yaşadığı dönemdeki hastalıkları, yaşı, hangi millete ait özellikler taşıdığı ve neden öldüğü gibi bilgiler elde etmekti. Ancak bu çalışmadan bir sonuç çıkmadı.

HALEN MÜZEDE SERGİLENİYOR

 

İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilenen lahdin kapağı sıkı bir kefen içine sarılmış geniş bir mumya şeklinde olup başı çok iri ve omuzları arasına gömülmüş şekildedir. Yüzü tamamen Mısır tipindedir. Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür. Kral Tabnit'e ait mumya müzedeki diğer 4 mumyadan farklı özellikler taşımaktadır. Mumya üzerinde mumya bezi bulunmamaktadır. Başında ise hâlâ saçları bulunmaktadır. İç organları kurumuş da olsa hâlâ vücudunda durmaktadır. Derisi vücudunun alt ve yan kesimleri ile kafatasında hâlâ mevcuttur. Korkutucu bir görüntüsü olan mumya cam bir fanus içinde sergilenmektedir.

 

KENDİSİNİ LAHİDLERİN İÇİNE KİLİTLEDİ

 

İlk Türk arkeoloğu kabul edilen Osman Hamdi Bey, 1887 yılında Sayda'da yaptığı kazılarda bir kral mezarlığı ve çok sayıda lahit bulur. Anlatılanlara göre bu lahitler ile ilgili de ilginç bir hadise yaşanmıştır. Bin bir emek ve zahmetle İstanbul'a getirilen lahitler, koleksiyonerlerin ve devletlerin hedefindedir.

Dönemin hükümdarı 2. Abdülhamid'in dostluk nişanesi olarak lahitleri 2. Wilhelm'e hediye etmek istemesi üzerine Osman Hamdi Bey kendini lahitlerin içine kapatarak canını ortaya koymuş ve lahitlerin verilmesini engellemiştir. Tüm bu olanları da "Kaplumbağa Terbiyecisi" adlı kitabında anlatır. Bugün İstanbul Arkeoloji Müzesi ve en güzide parçası olarak kabul edilen "İskender Lahdi" varsa hepsi Osman Hamdi Bey sayesindedir.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.