Mahperi Hatun'un gizemli eseri: Tasavvuf mimarisinin sırları gün yüzüne çıktı

EĞİTİM Yayınlanma : 15 Mart 2026 14:12 Düzenleme : 15 Mart 2026 14:12
Mahperi Hatun'un gizemli eseri: Tasavvuf mimarisinin sırları gün yüzüne çıktı
Anadolu Selçuklu döneminin önemli kadınlarından Mahperi Hatun'un 1240'ta yaptırdığı Şeyh Turesan Zaviyesi'nin tasavvufi mimarisi ve ritüellerle ilişkisi Doç. Dr. Demet Kara'nın çalışmasıyla aydınlatıldı.
Mahperi Hatun'un gizemli eseri: Tasavvuf mimarisinin sırları gün yüzüne çıktı

Anadolu Selçuklu Devleti'nin önemli kadın figürlerinden Mahperi Hatun'un 1240 yılında inşa ettirdiği Şeyh Turesan Zaviyesi, tasavvufi ritüellerle yoğrulmuş mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Doç. Dr. Demet Kara'nın yüksek lisans tez çalışması, bu tarihi yapının bilinmeyen yönlerini aydınlatıyor.

ZAVİYE-İ ŞEYH TURESAN: MAHEREPERI HATUN'UN MİRASI

Zaviye, 14. ve 15. yüzyıllara kadar şehir, kasaba ve köylerde tasavvuf eğitimlerinin verildiği, dervişlerin barındığı ve yolcuların ücretsiz konakladığı müesseseler olarak tanımlanıyor. Kayseri'nin İncesu ilçesi ile Ürgüp'ün Başköy kasabası arasında yer alan Şeyh Turesan Zaviyesi, 1240 yılındaki inşaatıyla bu yapıların erken örneklerinden biri olma özelliği taşıyor. Yapı, inşa kitabesinde adı geçmese de vakıf kayıtlarına göre II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in annesi Mahperi Hatun tarafından Şeyh Turesan adına yaptırılmış.

TASAVVUFİ RİTÜELLER İÇİN TASARLANMIŞ MİMARİ

Zaviyenin mimari planı, dönemin diğer yapılarına kıyasla bazı farklılıklar barındırıyor. Ana eyvanın zeminden yükseltilmiş sekisi ve eyvanda mihrap bulunmaması, tasavvufi ritüeller sırasında seyirci mahfili olarak kullanıldığına işaret ediyor. Orta sofanın örtüsünü destekleyen kemerler arasına yerleştirilmiş sembolik kubbe ve bu kubbenin altındaki tonoza açılan merdiven de, evrenle bağlantı kurma ve yapısal bütünlük sağlama amacı güttüğü düşünülen mimari unsurlar arasında yer alıyor. Zaviyenin eyvana açılan odaları yaşam alanı olarak kullanılırken, kuzey duvarındaki halkaların da konaklayanların hayvanlarını barındırmak için kullanıldığı anlaşılıyor. Mahperi Hatun, özellikle Kayseri, Tokat ve Yozgat gibi bölgelerde vakıflar ve hayır kurumları kurarak toplumsal yaşama katkıda bulunmuştu. Bu zaviyeler, daha sonra Osmanlı döneminde tekke ve dergahlara dönüşerek işlevlerini sürdürmüştür.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.