Malatya'da kan donduran cinayet davasında tanıklar konuştu: Tehditler ve darp iddiaları!

ASAYİŞ Yayınlanma : 06 Temmuz 2026 20:44 Düzenleme : 06 Temmuz 2026 20:44
Malatya'da kan donduran cinayet davasında tanıklar konuştu: Tehditler ve darp iddiaları!
Malatya'da bıçaklı cinayet davasında tanıklar, maktulün sanığı tehdit edip rahatsız ettiğini belirtti. Mahkeme, uyuşturucunun kanamaya etkisini belirlemek için Adli Tıp'tan rapor istedi.

Malatya'da, Hüseyin Kayış'ın bıçaklanarak hayattan koparıldığı vahim olayın yankıları sürüyor. Davanın son duruşmasında dinlenen tanık ifadeleri, olayın ardındaki karanlık tabloyu daha da belirginleştirdi. Tanıkların beyanları, maktul Hüseyin Kayış'ın, sanık Dilan Karataştan'ı olay öncesinde tehdit ettiği ve taciz ettiği yönünde yoğunlaştı. Ancak mahkeme, olayın seyrini değiştirebilecek kritik bir detayı aydınlatmak üzere Adli Tıp Kurumu'ndan ek rapor talep ederek duruşmayı erteleme kararı aldı.

Olayın Perde Arkası: Tehditler ve Taciz İddiaları

18 Haziran 2025 tarihinde Battalgazi ilçesinde yaşanan trajedide, 32 yaşındaki Dilan Karataştan'ın, 40 yaşındaki arkadaşı Hüseyin Kayış'ı çıkan bir tartışma sonucu sağ bacağından bıçakladığı ve Kayış'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyor. Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, tutuklu sanık Dilan Karataştan 'kasten öldürme', tutuksuz sanık Ozan Genç ise 'suç delillerini gizleme' suçlamalarıyla yargılanıyor. Duruşmada tanık olarak dinlenen G.K., sanığın kardeşi olduğunu belirterek, ablasının Hüseyin Kayış'tan korktuğunu ve Kayış'ı defalarca evlerinin önünde gördüğünü ifade etti. Tanık B.B. ise, maktulü tanımadığını ancak kuzeni Dilan Karataştan'ın sürekli olarak Kayış tarafından rahatsız edildiğini iddia etti. Bir diğer tanık A.Ö.D. ise, olay öncesinde maktul ve sanıkla aynı araçta bulunduğunu ve Kayış'ın araç içinde sanığa fiziksel temasta bulunup küfür ve hakaret ettiğini öne sürdü. Tanığın ifadelerine göre, gece saatlerinde Dilan eve gitmek istese de Kayış buna izin vermemiş ve daha sonra Dilan'dan 'Beni karanlık bir yere getirdi, söyle geri getirsin' şeklinde bir mesaj aldığını belirtti. Ardından Dilan'ın ağlayarak 'Hüseyin bana tokat attı' dediğini aktaran tanık, Hüseyin Kayış'ı aradığında ise engellendiğini söyledi. Olaydan bir hafta önce de Kayış'ın sanığı telefonla arayarak tehdit ve hakaret ettiğine şahit olduğunu ileri süren tanık İ.B.'nin ifadeleri de dikkat çekiciydi.

Mahkemenin Kritik Kararı ve Sanık İfadesi

Müşteki avukatı Tuğba Bayhan Yılmaz, tanıkların sanığı kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunduğunu savunarak ifadeleri kabul etmediklerini belirtti. Sanık avukatı Hüseyin Cem Güney ise, dosyadaki suç vasfının değişebileceği ihtimaline dikkat çekerek müvekkilinin tahliyesini ve beraatini talep etti. Mahkeme heyeti, maktulde tespit edilen uyuşturucu maddenin kanamanın artmasına etkisinin olup olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına ve dosyadaki diğer eksikliklerin giderilmesine hükmederek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. İddianamede yer alan ifadesinde ise sanık Dilan Karataştan, olay gecesi Hüseyin Kayış'ın kendisini tenha bir bölgeye götürdüğünü, darp ettiğini ve zorla cinsel temasta bulunmaya çalıştığını öne sürmüştü. Daha sonra erkek arkadaşı Ozan Genç ile karşılaştıklarını ve çıkan kavgada Kayış'ın aracındaki bıçağı Ozan Genç'i korumak amacıyla salladığını, bıçağın isabet ettiğini o an fark etmediğini iddia etmişti. Karataştan, 'Amacım Hüseyin’i yaralamak değildi. Ozan’ı korumak ve Hüseyin’i durdurmak istedim. Bıçağın isabet ettiğini görmedim' şeklinde savunma yapmıştı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.