Çin'in kontrolündeki Doğu Türkistan'da Uygurlara yönelik zorla çalıştırma uygulamaları ve bunun küresel tedarik zincirlerine etkileri, Meksika'da düzenlenen bir etkinlikte masaya yatırıldı. Uygur Hareketi Başkanı Ruşen Abbas'ın yaptığı sunumda, en az 100 Çinli şirketin 17 farklı sektörde, zorla çalıştırılan Uygur işçilerle bağlantılı tedarik zincirlerine sahip olduğu iddia edildi. Bu şirketler arasında Nike, Heinz ve Zara gibi dünyaca ünlü markaların da bulunduğu belirtildi.

KÜRESEL MARKALARIN RİSKLİ BAĞLANTILARI
Ruşen Abbas, sunumunda bu şirketlerin sadece Çin iç piyasasında değil, uluslararası ticarette de önemli bir paya sahip olduğunu vurguladı. 'Temelde Çin kökenli herhangi bir otomobil veya Çin tedarik zinciriyle bağlantılı herhangi bir ürün, zorla çalıştırılmış Uygur işçilerle ilişkilendirilebilir' diyen Abbas, Batı pazarlarındaki ciddi risklere dikkat çekti. Abbas, ailesinin üyelerinin de bu baskılardan mağdur olduğunu ifade ederek, sadece Çin hükümetine değil, bu uygulamalara ortak olan şirketlere karşı da daha büyük uluslararası baskı oluşturulması çağrısında bulundu.

ULUSLARARASI SUÇ İDDİALARI VE ÇİN'İN SAVUNMASI
Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, bölgede milyonlarca Uygur ve diğer etnik Müslüman azınlığın 'yeniden eğitim kampları' adı verilen tesislerde tutulduğunu ve ardından zorla çalıştırıldığını rapor ediyor. Bu uygulamalar, bazı ülkeler tarafından soykırım ve insanlığa karşı suç olarak nitelendiriliyor. Buna karşılık, Çin'in Tijuana Başkonsolosluğu, Sincan (Doğu Türkistan) ile ilgili 'soykırım' ve 'çağdaş kölelik' iddialarını 'yanlış' olarak nitelendirerek sert bir açıklama yaptı. Açıklamada, ABD'nin Çin'in iç işlerine müdahalesini durdurması istendi ve Sincan'da son 77 yılda Uygur nüfusunun 2,2 milyondan 12 milyona, yaşam beklentisinin ise 30'dan 77 yıla yükseldiği vurgulandı.
AKADEMİK FORUMDA UZMAN GÖRÜŞLERİ
UABC Ekonomi ve Uluslararası İlişkiler Fakültesi'nde düzenlenen foruma, Tijuana'daki ABD Konsolosu Christopher Teal ve Hoover Enstitüsü'nden araştırmacı Glenn Tiffert katıldı. Her iki isim de konu hakkında farkındalığı artırmanın önemine katılırken, bir ülkenin tamamına ve tüm sektörlerine karşı genel bir ret yaklaşımından kaçınmanın gerekliliğini vurguladı. Küresel raporlar, zorla çalıştırma riskinin tekstil ve otomotivle sınırlı kalmayıp, minerallerden elektroniğe kadar pek çok sektörü etkilediğini ortaya koyuyor.






