Geleneksel tespih ustalığı sanatında, Dede yadigarı merakıyla yola çıkan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı tespih tasarım ustası Muhammed Koyuncu, Mescid-i Nebevi model tespihiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Bu özel eserin yaklaşık 10 günde tamamlandığını belirten Koyuncu, "Güzel bir eser ortaya çıktı. Onu da çocuklarıma bırakmayı düşünüyorum" diyerek bu sanatın nesilden nesile aktarılmasının önemine vurgu yaptı.

TESPİH USTALIĞININ DERİN KÖKLERİ
Sabır ve ince işçilik gerektiren tespih ustalığı, Muhammed Koyuncu için sadece bir meslek değil, adeta bir tutku. Koyuncu, bu sanata başlama hikayesini şöyle anlatıyor: "Çalıştığım kurumda bir arkadaşımın tespih ustası olduğunu öğrendim. Tespihle ilgili sorular sorup ondan yardım istedim. Birlikte bir tespih yaptık ve o gün bu işe gönül verdim." Yıllarca çıraklık yaparak ustalaşan Koyuncu, günümüzde atölyeye girmediği günleri eksik hissettiğini, hatta işten fırsat bulduğunda bile kısa süreliğine de olsa atölyeye girip 'tozunu çekmek' istediğini belirtiyor. 7-8 yıldır ustalığını yaptığı bu meslekte, çıraklık süresiyle birlikte daha uzun yıllarını bu sanata adadığını ifade ediyor.

MALZEME SEÇİMİNDEN CİLALAMAYA: SANATIN İNCELİKLERİ
Tespih yapım sürecini bir 'aşkın başlangıcı' olarak tanımlayan Koyuncu, her aşamanın titizlikle yürütüldüğünü vurguluyor. Malzemenin değerlendirilmesi, taslaklama, kesim, zımparalama, delme, şekil verme ve cilalama gibi adımların ardından tespihin dizilmesiyle sanatın tamamlandığını anlatıyor. Bir tespihin yapımının malzemeye ve işçiliğe bağlı olarak minimum bir gün sürdüğünü belirten Koyuncu, en gözde malzemeleri arasında nadir katalinler, doğal gruplar, kukadır, hayvansal ürünler, ağaç grupları ve damla kehribarların bulunduğunu söylüyor. Türkiye'nin meşhur oltularından da işleyebildiğini ekliyor. Koyuncu, tespihin kalitesinin dokunulduğunda bile anlaşılabileceğini, kendi eserlerinin her aşamasının elinden geçtiğini, fabrikasyon ürünlerde ise makineleşme nedeniyle kalitenin düştüğünü belirtiyor. Her bütçeye uygun malzeme seçeneklerinin bulunduğunu ve fiyatların 14-15 bin liradan başlayıp 100-150 bin liraya kadar çıkabildiğini ifade ediyor. En zorlu malzemelerin ağaç ve hayvansal ürünler olduğunu, doğal olmaları nedeniyle yanma ihtimallerinin yüksek olduğunu ve işleme sırasında özel dikkat gerektirdiğini de ekliyor.

MİRAS VE GELECEĞE UMUT
Kendi tasarladığı ve çerçevelettiği Mescid-i Nebevi model tespihi, Peygamber Efendimiz'e duyduğu sevginin bir yansıması olarak gördüğünü anlatan Koyuncu, bu eseri çocuklarına bırakmayı düşündüğünü belirtiyor. Bakanlık onaylı tespih ustası olmanın, bu mesleği ileride çocuklarına bir miras olarak bırakabilme isteğinden kaynaklandığını dile getiriyor. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Dubai gibi Arap ülkelerinde de müşterileri olduğunu, sosyal medya üzerinden veya Türkiye'ye gelen ziyaretçiler aracılığıyla iletişim kurduklarını söylüyor. Tespihin kültürdeki yerinin önemine değinen Koyuncu, bu alanda yetişen yeni ustalar ve ortaya çıkan nadir eserlerle geleceğe umutla baktığını belirtiyor. Mesleğe yeni başlayacaklara sabır ve sebat tavsiyesinde bulunarak, maddi kazanç beklentisi yerine işi severek yapmanın önemini vurguluyor.







