Mevlana'yı tanıdı, Müslüman oldu ve Gök Medreseyi yaptı

ARAŞTIRMA Yayınlanma : 01 Mart 2026 02:02 Düzenleme : 01 Mart 2026 04:45
Mevlana'yı tanıdı, Müslüman oldu ve Gök Medreseyi yaptı
Mevlana'yı tanıdıktan sonra İslamiyeti seçerek Müslüman olan dönemin ünlü mimarlarından Mimar Kaluyan'ın, Selçuklu sanatının en seçkin ve en anıtsal yapılarından biri olan Gök Medreseyi inşa ettiğini biliyor muydunuz?

Mimar Kaluyan el-Konevi’nin, Gök Medrese’nin taş tuğla ve çini dekorasyonundaki uyumu düzenleyen, inşaatın yanında çini atölyelerinde tüm sorumluluğu üzerine alan sanatkârdı ve 78 yaşındayken Gök Medresenin yapımını gerçekleştirdi.
 

HRİSTİYANDI, MEVLANAYI TANIYIP MÜSLÜMAN OLDU

Gök Medrese, Anadolu Selçuklu Devleti dönemi büyük vezirlerinden Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından 1271 yılında Mimar Kaluyan'a yaptırılmıştır. Medresenin mimarı Kalûyanü’l-Konevî olup adı medrese vakfiyesinde geçmez, fakat köşe sütunlarında yer alan panoların sağdakinde mimarın ismi açıkça kaydedilmiştir. Mimar Kalûyan’ın önceleri Hristiyan olduğu Mevlana’yı tanıdıktan sonra İslam’ı seçtiği ve onun müridi olduğu ifade edilmektedir. Döneminin ünlü mimar, nakkaş ve ressamı olan Kelük bin Abdullah’ın öğrencisi olmuş ve özellikle Sahip Ata’nın yapılarında çalışmıştır.
 

78 YAŞINDAYKEN YAPTI

Gök Medrese’den başka imzasının bulunduğu bir diğer yapı ise Konya Ilgın Kaplıcası’dır. Medresenin mimarı Kalûyanü’l-Konevî olup adı medrese vakfiyesinde geçmez, fakat köşe sütunlarında yer alan panoların sağdakinde mimarın ismi açıkça kaydedilmiştir. Mimar Kalûyan resim sanatında, tasvirde eşi ve benzeri bulunmayan önemli bir mimar olarak tanıtılmaktadır. Gök Medrese’nin taş ve çini tezyinatındaki ahenk ve ölçülü düzen ile çini atölyelerinin tüm sorumluluğunun da mimara bırakılması bu görüşü destekler mahiyettedir. Mimar Kalûyan 1290’lı yıllarda vefat etmiştir. Medresenin Gök Medrese ismiyle anılmasının nedeni ise binada kullanılan firuze renkli çiniler nedeniyledir. Taç kapının yan yüzlerindeki kitabelerden anlaşıldığı kadarıyla medreseyi inşa eden usta Kalûyân el-Konevî’dir. Kaluyan el-Konevi’nin, Gök Medrese’nin taş tuğla ve çini dekorasyonundaki uyumu düzenleyen, inşaatın yanında çini atölyelerinde tüm sorumluluğu üzerine alan sanatkâr olduğu ve 78 yaşındayken Gök Medresenin yapımını gerçekleştirdiği belirtilmektedir.

EVLİYA ÇELEBİ DE YAZDI

Evliya Çelebi bu medreseden bahsederken Kızıl Medrese adını kullanmakta ve şöyle demektedir: “Kızıl Medrese denilen şaşılacak bir medrese vardır ki İslam diyarında öyle bir ilim yuvası ne yapılmıştır ve ne de görülecektir. Timur orayı gördüğünde hayrette kalarak şaşkınlıkla seyretmiştir. Kale kapısı gibi yüce bir kapısı vardır ki gören adamın aklı başından gider. Üstad, bu kapının sağ ve solundaki yüksek eşiklerde Allah’ın kudretiyle yarattığı çiçeklerin şekillerini öyle nakşetmiştir ki gören, ibretli bukaleman sihri zanneder”
 

ÖNEMLİ BİR MEDRESE

Selçuklu dönemi mimari eserleri arasında önemli bir konumda bulunan Gök Medrese Sahip Ata’nın vezirliği sırasında inşa edilen en önemli medreselerden biridir. Yapı hem mimari özellikleri, hem de süslemeleri bakımından Sivas'ın ve Anadolu’nun en önde gelen tarihi güzelliklerinden biri olmuştur. Buna ilaveten medresenin içinde bulunduğu zaman diliminde eğitim ve kültür hayatına olan katkısı diğer medreselerle mukayese edildiği zaman Gök Medrese eğitim faaliyetlerine tahsis edilen miktar ve müderris maaşları gibi hususlarda önde gelmektedir. Restorasyonu hâlen devam eden medresenin hem yapı hem de fonksiyon bakımından aslına uygun olarak yaşatılması Gök Medreseyi geçmişle gelecek arasında kurulmak istenen ilmi ve kültürel köprünün önemli  yapı taşlarından biri hâline getirecektir.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.