Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, teşkilatın 2025 yılı faaliyet raporu kapsamında yaptığı değerlendirmelerle küresel siyaset ve Türkiye'nin bu denklemdeki yerini gözler önüne serdi. Kalın, özellikle ABD-Çin rekabetinin 'yeni soğuk savaş' boyutunu pekiştirdiğini ve bunun küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Rekabetin Afrika kıtasında doğrudan hissedildiğini ve bölgenin küresel güçlerin jeopolitik satranç tahtası haline geldiğini belirtti.
Küresel Krizler ve Türkiye'nin Arabuluculuk Rolü
Kalın, 2025 yılının savaş ve çatışmaların gölgesinde geçtiğini, uluslararası düzenin krizleri çözmede yetersiz kaldığını vurguladı. Gazze'deki insani yıkımın derinleştiğini ve İsrail'in saldırılarının Ortadoğu denklemini kırılgan tutmaya devam ettiğini söyledi. Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Kalın, çatışmanın nükleer restleşmeler ve otonom silah sistemlerinin hakimiyetine evrildiğini belirtti. Bu karmaşık küresel ortamda Türkiye'nin, Gazze ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde etkin arabuluculuk rolüyle diplomatik kapasitesini kanıtladığını ifade etti.
Terörsüz Türkiye Süreci ve MİT'in Stratejik Rolü
Türkiye'nin 2025'te stratejik bir 'denge ve tahkimat' dönemi yaşadığını aktaran Kalın, 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun en kritik hedeflerinden biri olan Terörsüz Türkiye sürecinin derinleştirildiğini belirtti. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarıyla toplumsal mutabakata doğru ilerlendiğini söyledi. MİT'in, küresel türbülansın iç güvenlik dengeleriyle iç içe geçtiği bu ortamda proaktif politikalar üreterek stratejik kararların uygulanmasına destek verdiğini vurguladı. Teşkilatın klasik istihbarat yöntemlerini teknolojik kabiliyetlerle birleştiren hibrit bir çalışma anlayışı benimsediğini ve FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütleriyle mücadelesini sürdürdüğünü ekledi.








