Milli Eğitim Bakanlığı, yayınladığı kılavuzda sınav sisteminde yapılacak değişiklikleri açıkladı. Soru yazımına ilişkin hazırlanan kılavuzda soru yazma süreçleri ve örnek sorular yer aldı.
Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda 12 pilot ilde yürütülen çalışmalar sonucunda “Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu” hazırlandı.
KILAVUZ PAYDAŞ KURUMLARA GÖNDERİLDİ
Kılavuza ilişkin yazı, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı (TÜBİTAK) ve ÖSYM başta olmak üzere eğitim sisteminin paydaşı kurumlara gönderildi.
ORTAK BİR DİL OLUŞTURULACAK
Ölçme ve değerlendirme sürecinin bu doğrultuda yeniden yapılandırılmasının beceri edinimlerinin geçerli, güvenilir ve sistematik biçimde ölçülmesini zorunlu hâle getirdiğine dikkat çekilen yazıda, bu kapsamda ilgili eğitim birimleri ile ÖSYM iş birliğinde, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki becerilerin ölçülmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğü belirtildi. Yazıda şunlar kaydedildi:
“Söz konusu süreçte geliştirilen ölçme modeli ile soru yapılarının sahada test edilmesi amacıyla 12 ilde pilot sınav uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamaya, temel eğitim düzeyinde 4 bin 361 altıncı sınıf öğrencisi, ortaöğretim düzeyinde ise 10 bin 195 onuncu sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 14 bin 556 öğrenci katılmıştır.
Pilot uygulama ortaöğretim düzeyinde Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya ile din kültürü ve ahlak bilgisi; temel eğitim düzeyinde ise Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler ile din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde yürütülmüştür."
PİLOT UYGULAMADAN ELDE EDİLEN NETİCE
"Pilot uygulamadan elde edilen nicel veriler ile öğrencilerle gerçekleştirilen sesli düşünme protokollerine dayalı bilişsel görüşme sonuçları esas alınarak “Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu” hazırlanmıştır. Söz konusu kılavuzda, öğrencinin edindiği bilgi ve becerileri karşılaştığı yeni ve otantik durumlarda ne ölçüde uygulayabildiğinin, transfer edebildiğinin ve kullanabildiğinin ölçülmesi merkeze alınmıştır.
Kılavuzda yer verilen açıklamalar, öneriler, kontrol listeleri ve örnek sorular; sahadaki uygulamalarda karşılaşılan yapısal sorunların giderilmesi, soru yazım sürecinin standartlaştırılması ve ölçme-değerlendirme alanında ortak bir dilin oluşturulması amacıyla hazırlanmıştır.”
TEMEL BAŞVURU KAYNAĞI OLARAK ESAS ALINACAK
Kılavuzun hazırlanmasındaki öncelikli amacın soru yazarları, ders kitabı yazarları ve öğretmenlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde yer alan öğrenme çıktılarının temelini oluşturan becerilerin doğru, geçerli ve güvenilir biçimde ölçülmesine ilişkin yeterliklerini geliştirmek olduğu ifade edilen yazıda, bunun yanı sıra öğretmenlerden eğitim yöneticilerine tüm paydaşlarda bağlam temelli çoktan seçmeli soru yazımına ilişkin ortak bir anlayış ve uygulama birliği oluşturulmasının hedeflendiği de kaydedildi.
“Bu bağlamda, alan uygulamalarından elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanan Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu’nun merkezî sınav, ortak sınav, okul geneli yazılı, ders kitabı, yardımcı materyal ve ölçme araçlarının hazırlanması süreçlerinde temel başvuru kaynağı olarak esas alınması zorunludur.” ifadelerine yer verilen yazıda, bu hususun tüm ilgili gerçek ve tüzel kişiler, kurum ve kuruluşlar ile Bakanlık birimleri tarafından titizlikle gözetilmesi gerektiği vurgulandı.
KILAVUZDA SORU YAZMA SÜRECİ VE ÖRNEKLER YER ALIYOR
Çok sayıda üniversiteden akademisyen ve eğitim uzmanlarının katkısıyla hazırlanan kılavuzda, “bağlam temelli soru” tanımı ve kapsamına, bağlam temelli çoktan seçmeli soru yazım sürecinin aşamalarına, hatalı ve doğru yaklaşımlara ve örnek sorulara yer verildi.
Paydaşlara rehberlik etmesi hedeflenen kılavuzla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bütüncül çerçevesi ile öğrencilerin yalnızca ne bildiklerini değil, bildiklerini gerçek yaşam durumlarını içeren bağlamlarda nasıl kullanabildiklerini ortaya koyan bir değerlendirme anlayışının eğitim ortamlarında tutarlı ve sürdürülebilir biçimde hayata geçirilmesi amaçlanıyor.
Kılavuza göre bağlam temelli bir soru; öğrencinin metin, problem durumu, veri seti, görsel ya da senaryo gibi anlamlı bir bağlamla karşılaşmasını ve bu bağlamı kullanarak karar vermesini, yorum yapmasını, çözüm üretmesini ya da açıklama getirmesini gerektiriyor. Bağlam temelli sorular, çoktan seçmeli, uzun yanıtlı, doğru-yanlış ve eşleştirme şeklinde ya da kısa yanıtlı olarak uygulanabiliyor.
Bu çeşitlilik, bağlam temelli yaklaşımın esnekliğini ve farklı öğrenme çıktılarının ölçülmesine yönelik uyarlanabilirliğini gösteriyor. Sonuç olarak bağlam temelli olma özelliği sorunun formatında değil, bağlam ile soru arasındaki işlevsel ilişkide ve öğrencinin bilgiyi kullanma biçiminde ortaya çıkıyor.








