Ölümü tetikliyor: Hava kirliliği hastalıkların üçüncü sırasında! Uzmanlar uyarıyor!

GÜNDEM Yayınlanma : 13 Kasım 2025 18:12 Düzenleme : 13 Kasım 2025 18:12
Ölümü tetikliyor: Hava kirliliği hastalıkların üçüncü sırasında! Uzmanlar uyarıyor!
Hava kirliliği, bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı ölümlerde üçüncü sırada yer alıyor. Uzmanlar, kirliliğin kalp, damar, beyin ve bağışıklık sistemi gibi tüm vücudu etkilediğini belirtiyor. Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar en büyük ri

Hava kirliliği, yalnızca çevresel bir tehdit olmanın ötesinde, küresel bir halk sağlığı krizine dönüşmüş durumda. Uzmanlar, hava kirliliğinin kalp hastalıkları, felç ve obezite gibi bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı ölümlerde üçüncü sırada yer aldığını belirtiyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Nurten Elkin, "Hava kirliliği, sağlığın korunmasının ve hastalıkların önlenmesinin önündeki en büyük engellerden biridir. Soluduğumuz havanın kalitesi, doğrudan yaşam süremizi ve yaşam kalitemizi belirliyor," diyerek sorunun ciddiyetine dikkat çekti.

SOLUDUĞUMUZ HAVA SAĞLIĞIMIZ İÇİN BİR TEHDİT OLUŞTURABİLİR

Dr. Elkin, şehirleşme, sanayileşme ve fosil yakıt kullanımındaki artışın hava kirliliğini kritik boyutlara taşıdığını ifade etti. "Bugün şehirlerimizde soluduğumuz hava, çoğu zaman görünmeyen ama son derece zararlı partiküllerle dolu. Trafik, enerji üretimi, sanayi ve orman yangınları gibi insan kaynaklı emisyonlar; havada kükürtdioksit, azot dioksit, karbonmonoksit ve partikül madde (PM10, PM2.5) birikimine yol açıyor. Bu maddeler solunum yollarına, kalp ve damar sistemine doğrudan zarar veriyor," şeklinde konuştu. Elkin, hava kirliliğinin hipertansiyon ve tütün kullanımından sonra ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer aldığını vurgulayarak, "Bu, bize aslında ne kadar büyük bir halk sağlığı tehdidiyle karşı karşıya olduğumuzu açıkça gösteriyor," dedi.

KİRLİLİK, YALNIZCA AKCİĞERLERİ DEĞİL TÜM VÜCUDU ETKİLİYOR

Hava kirliliğinin etkilerinin solunum sistemiyle sınırlı kalmadığını belirten Elkin, "Hava kirliliğinden etkilenmeyen bir organ yok," diyerek durumu açıkladı. Kirliliğin, akciğerlerde başlayıp kalp, damar, beyin ve bağışıklık sistemi dâhil tüm organları etkileyen bir zincirleme etki yarattığını belirtti. Uzun süre kirli havaya maruz kalmanın kalp krizi, felç, kalp yetmezliği gibi ciddi hastalıkların görülme riskini artırdığını, ayrıca bağışıklık sistemini baskılayarak enfeksiyonlara karşı direnci azalttığını ekledi. Dr. Elkin, hava kirliliği ile Tip 2 diyabet, obezite, Alzheimer ve depresyon arasındaki ilişkiye de değinerek, "Dünya Sağlık Örgütü’nün raporları, uzun süre kirli havaya maruz kalan bireylerde obezite, diyabet ve nörolojik hastalıkların daha sık görüldüğünü gösteriyor. Hatta ‘beyin sisi’ dediğimiz unutkanlık, dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluk gibi belirtiler de hava kirliliğiyle ilişkili olabilir," dedi.

ÇOCUKLAR, YAŞLILAR VE KRONİK HASTALAR EN RİSKLİ GRUPTA

Dr. Elkin, hava kirliliğinin herkesi etkilediğini ancak bazı grupların çok daha savunmasız olduğunu vurguladı. "Bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler en riskli gruplardır. Özellikle çocukların akciğerleri, beyinleri ve organ sistemleri hâlâ gelişim aşamasında olduğu için kirli havadan çok daha fazla etkileniyorlar. Anne karnındaki bebek bile annesinin soluduğu hava kalitesine bağlı olarak olumsuz etkilenebilir," diye belirtti. Yaşlı bireylerin de risk altında olduğunu söyleyen Elkin, "Yaşla birlikte bağışıklık tepkileri zayıflıyor, organların temizleme kapasitesi azalıyor. Bu da özellikle kalp-damar ve solunum hastalıklarına sahip yaşlılarda ölüm riskini artırıyor," dedi. Dünya Sağlık Örgütü’nün Küresel Hava Kalitesi Kılavuzu’na atıfta bulunan Dr. Elkin, "DSÖ, bilimsel kanıtlar ışığında insan sağlığını korumak için gerekli olan hava kalitesi standartlarını açıkça belirtiyor," diyerek bu kılavuzun ülkeler için bir referans niteliğinde olduğunu ve her ülkenin kendi şehirlerinin hava kalitesini bu ölçütlerle karşılaştırarak halk sağlığı riskini analiz etmesi gerektiğini söyledi. Dr. Nurten Elkin, hava kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasının uzun vadeli bir hedef olduğunu ancak bireysel önlemlerle etkilerinin azaltılabileceğini belirterek, "Yoğun kirlilik dönemlerinde dışarı çıkmamak, maske kullanmak, kapalı alanların havalandırmasını sağlamak, evde hava temizleyici bitkiler bulundurmak ve mümkün olduğunca yeşil alanlarda egzersiz yapmak önemli. Ayrıca antioksidan bakımından zengin, C ve E vitamini içeren gıdalarla beslenmek, vücudu serbest radikallere karşı güçlendirir," dedi. Elkin, sanayi bölgeleri ve büyük şehirlerdeki hava kirliliği oranının, kırsal alanlara göre kat kat fazla olduğuna dikkat çekerek, "Bu nedenle şehir planlamasında yeşil alanların artırılması, toplu taşımaya geçişin teşvik edilmesi ve temiz enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması gerekiyor," diye ekledi. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Nurten Elkin, son olarak hava kirliliğiyle mücadelenin sadece çevre politikası değil, aynı zamanda bir halk sağlığı stratejisi olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.