Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamza Aktaş, orucun pek çok manevi faydasının yanı sıra bilimsel olarak da önemli yenilenme süreçlerini tetiklediğini belirtti. Aktaş, orucun empatiyi güçlendirdiğini, nimetlerin değerini hatırlattığını ve zihinsel arınmaya yardımcı olduğunu vurguladı.

OTOFACİ: HÜCRESEL YENİLENMENİN BİLİMSEL KARŞILIĞI
Düzce Üniversitesi'nde düzenlenen 'Bilim Kafe' etkinliğinde konuşan Prof. Dr. Hamza Aktaş, Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi'nin 2016 Nobel Tıp Ödülü'nü kazandığı otofaji kavramına dikkat çekti. Otofajinin, uzun süreli açlık durumunda vücudun kendi içindeki hasarlı hücreleri temizleyerek yenilenmesi süreci olduğunu anlatan Aktaş, bu bilimsel bulgunun orucun biyolojik faydalarını da gözler önüne serdiğini ifade etti. Oruç tutulduğunda vücudun adeta bir 'donanım güncellemesi' geçirdiğini, çöp olarak nitelendirilen maddelerin yakıldığını ve yeni hücrelerin oluştuğunu belirtti. Bu sürecin biyolojik yaşlanmayı geciktirebileceği uyarısında bulundu.
ORUÇ: MODERN HAYATA KARŞI BİR ÖZGÜRLÜK VE SAĞLIK KALESİ
Modern çağın insanı sürekli tüketime yönlendirdiğini belirten Aktaş, bu bağlamda orucun bir özgürlük ilanı olduğunu söyledi. Orucun, sadece dini bir vecibe olmanın ötesinde, toplumsal sağlık açısından da büyük önem taşıdığını dile getirdi. Özellikle obezite riskinin arttığı günümüzde, orucun bu konuda da önemli bir dengeleyici rol oynayabileceğini değerlendirdi. Son olarak, orucun mahrumiyet değil, adeta bir donanım güncellemesi olduğunu belirterek, Kur'an-ı Kerim'den ilgili ayetlere de değindi.







