Dönemin Padişahı Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Zaferi ile Bağdat'ı ve Ridaniye Savaşı ile de Mısır ve Arabistan yarımadasını almasına vesile olan seferin fetvasını veren alim olarak tarihteki yerini alan Uzun Şıh, hatta sefere çıkan padişahın rüyasına girip tepik atarak uyandırıp ani bir baskın ile Irak'ı almasını sağlayan kişi olarak da tarih kitaplarında yerini alıyor.
KAYMAKAMLIĞIN SAYFASINDA VAR
Taşkent Kaymakamlığının resmi internet sitesinde de dönemin Padişahı Yavuz Sultan Selim ve zamanın fıkhı ve ilmi konularda bilgi kaynağı Alim Uzun Şıh ile ilgili tarihte anlatılanlara da yer veriliyor.
Tarihçi Şevki Başçı tarafından kaleme alınan 'Taşkent'in Doğuşu' başlıklı yazıda Uzun Şıh'ın türbesi ve Camiine ile ilçenin nasıl kurulduğu anlatılıyor.

PADİŞAHIN SINAVINI GEÇER
Yavuz Sultan Selim tahta çıkınca Doğudaki Şah İsmail tehlikesini ortadan kaldırıp zamanın en güzide beldesi Bağdat'ı almak ister. Bunun içinde zamanın alimlerine danışıp fikirlerine başvurmak için toplatır. Yavuz Alimleri hocaları çağırmak için yurdun dört bir yanına haberciler salar.
Şu anki Konya'nın Taşkent İlçesi sınırlarında bulunan Pirlonda'daki Medresenin hocası Uzun Şıh da bu haberi alır. Uzun Şıh haberciyle beraber İstanbul'a gelir. Yavuz Sultan Selim bu hocaların ve ulema kişilerin ilmi seviyelerini anlamak için sarayın giriş kapı eşiğinin altına bir Kur'an-ı Kerim yerleştirir.
Gelen hocalar içeri direk girerken, Uzun Şıh gelince içeri girmez. Buyur etmelerine rağmen girmeyen Uzun Şıh 'Eşikteki emaneti kaldırın öyle gireyim' der. Padişah bu duruma çok sevinir ve hemen 'Aradığım alimi buldum' diyerek Kur'an-ı eşikten kaldırtır. Diğer hocalar ise geriye gönderilir.
AKŞAMKİ İŞİ SABAHA BIRAKMA
Huzura alınan Uzun Şıh'a dönemin Padişahı Yavuz Sultan Selim, bir sefere çıkacağını ve bu konu hakkında düşüncesini sorar. Osmanlı'da alimlerden fetva alınarak sefere çıkılacağı için Yavuz da Uzun Şıh'dan fetva ister.
Uzun Şıh'ta 'Padişahım akşamki işini sabaha bırakma' der. Padişah hemen ordusuna emir verir ve derhal hazırlıklar başlar. Ordu hemen sefere çıkar. 1514 yılında Çaldıran denilen mevkide çetin bir savaş olur ve bu savaşta Şah İsmail ağır bir yenilgi alır. İran zapt edilir.

PADİŞAHIN RÜYASINA GİRER
Irak üzerine yürüyen ordu gecelemek için istirahata çekilir. Yorgun olan Yavuz da çadırında uyur. Uyku anında bir tekme yediğini hisseden Yavuz Sultan Selim, Uzun Şıh'ı görür karşısında hemen irkilir ve uykusundan fırlar. Ordusuna emir verir. Ani baskınla Bağdat alınır.
1517'de Ridaniye savaşıyla Mısır ve Arabistan yarımadasını da teslim alan Yavuz Sultan Selim, kutsal emanetleri halifelikle beraber alır. Ordu büyük bir coşkuyla İstanbul'a döner. Artık Osmanlı da İslam hilafeti devleti olur. ilk Osmanlı halifesi de Yavuz Sultan Selim'dir.
KÖYE CAMİ YAPILMASINI İSTER
Yavuz İstanbul'da Uzun Şıh'ı yanına çağırtır. Hocam 'Senin ilmin ve fetvanla İslam beldelerini bir baştan bir başa tek hilafet çatısı altında topladık. Allah senden razı olsun. Bizden bir isteğin var mı?' diye sorar.
Uzun Şıh'ta köyüne bir cami yapılmasını ister. Yavuz hemen emir verir. Cami yapımı içinde yer tercihi hocaya bırakılır. Hoca da bugünkü büyük caminin yerini gösterir ve caminin buraya yapılmasını ister. O dönemde bu yer köyün çok kenarındadır. Çünkü köy Sarılar Mahallesi Mevkiinde kurulmuş köy harici diğer yerler ormandır.
BİR ÇOK ALİM YETİŞTİRDİ
Uzun Şıh, 'Bu yer bugün köyün dışında kalıyor. Zaman gelecek burası köyün ortası olacak.' diyerek caminin yapımını başlatır. Bugünkü büyük cami yapılır. Resmi kayıtlarda caminin ismi Uzun Şıh Camisidir. Osmanlı mimarisini inceliğini hala muhafaza eden bu cami köyün en önemli Osmanlı eserlerinden olup aynı zamanda Taşkent'in en büyük camisidir.
Uzun Şıh, bugünkü İmam Hatip Lisesi'nin yerinde bulunan medresede birçok alim yetiştirmiş olup bu alimlerde Osmanlıya fikren ve zikren büyük hizmetler vermişlerdir.









