Erzurum'un Palandöken Dağı'nda, kuraklık ve erozyonla mücadele kapsamında hayati bir adım atıldı. 2 bin 500 rakımlı çorak arazilere, toprağı kökleriyle sabitleyecek ve aynı zamanda bölgedeki hayvancılığa can suyu olacak 10 bin adet tuz çalısı fidanı toprakla buluşturuldu.
Çorak Topraklar Yeşil Bir Kalkanla Korunuyor
Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün öncülüğünde gerçekleştirilen bu proje, Palandöken ilçesindeki erozyona açık ve vasfı bozulmuş arazilerin rehabilite edilmesini amaçlıyor. İl Müdürü Alpaslan Kenger'in de katıldığı dikim etkinliğinde, yüksek rakımdaki zorlu koşullara adapte olabilen tuz çalısı fidanları özenle yerleştirildi. Bu bitkinin, derin kök yapısı sayesinde suya olan ihtiyacının az olması, onu kurak iklimler için ideal bir çözüm haline getiriyor. Böylece, toprak kayması ve erozyon riski önemli ölçüde azaltılırken, çorak arazilerin yeniden canlanması hedefleniyor.
Hayvancılığa Katkı Sağlayacak Besleyici Bir Kaynak
Tuz çalısı, sadece çevresel faydalarıyla değil, aynı zamanda besin değeriyle de öne çıkıyor. Yüksek mineral, vitamin ve lif içeriği sayesinde, bölgedeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanların beslenmesinde önemli bir rol oynayacak. Bu lifli yapı, hayvanların sindirim sisteminin daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olarak, hayvancılık faaliyetlerinin verimliliğini artırma potansiyeli taşıyor. Proje, verimsiz toprakları ekonomiye kazandırmanın yanı sıra, yerel hayvancılığı da desteklemeyi amaçlıyor.
Geleceğe Yönelik Yaygınlaştırma Planları
Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, projenin önemine dikkat çekerek, "Palandöken'de 2 bin 500 rakımda toprakla buluşturduğumuz 10 bin tuz çalısı fidanı, derin kök yapısıyla kuraklığa ve erozyona karşı çorak topraklarımızı koruma altına alıyor. Bu bitki aynı zamanda yüksek mineral ve lif içeriği sayesinde bölgedeki hayvanlarımızın beslenmesine büyük katkı sağlayacak. Amacımız hem verimsiz toprakları ekonomiye kazandırmak hem de meralarımızı daha güçlü ve verimli hale getirmektir" dedi. Deneme amaçlı başlayan bu çalışma, başarılı olması halinde ilerleyen dönemlerde bölgenin diğer çorak ve tuzlu mera alanlarında da yaygınlaştırılacak.









