Pamuk: Türkiye için stratejik ürün ve iklim değişikliği tehdidi

EKONOMİ Yayınlanma : 06 Ekim 2025 15:50 Düzenleme : 06 Ekim 2025 15:50
Pamuk: Türkiye için stratejik ürün ve iklim değişikliği tehdidi
Aydın Ticaret Borsası ve Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur, pamuğun Türkiye için stratejik önemini vurgulayarak, iklim değişikliği ve girdi maliyetlerinin üretim üzerindeki tehditlerine dikkat çekti. Çondur, sürdürülebilir üretim için yeni destek

Aydın Ticaret Borsası ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, 7 Ekim Dünya Pamuk Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, pamuğun Türkiye ekonomisi ve sanayisi için taşıdığı stratejik öneme vurgu yaptı.

PAMUK ÜRETİMİ VE KÜRESEL KONUM

Çondur, pamuk üretiminin sadece çiftçilikle sınırlı kalmayıp, tarım, sanayi ve ihracatı kapsayan geniş bir süreci içerdiğini belirtti. Pamuğun tekstil ve hazır giyim gibi sektörlerin temel hammaddesi olduğunu ifade eden Çondur, "Pamuk, yalnızca tarımsal bir ürün değil, tekstilden hazır giyime kadar uzanan geniş bir değer zincirinin temel hammaddesi olarak ülkemiz için stratejik öneme sahip bir üründür." dedi. Ulusal Pamuk Konseyi olarak sektörün tüm paydaşlarıyla iş birliği içinde çözüm arayışlarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi. Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilerine göre, dünyanın en büyük pamuk üreticisi ülkelerinin Çin, Hindistan, Brezilya, ABD ve Pakistan olduğunu hatırlatan Çondur, Türkiye'nin bu alanda 7. sırada yer aldığını kaydetti. 2024-2025 sezonunda dünya genelinde 30 milyon 692 bin hektar alanda 25 milyon 287 bin ton pamuk üretimi yapıldığını belirten Çondur, Türkiye'nin 465 bin hektarlık ekim alanıyla 12. sırada, 840 bin tonluk üretimiyle ise 7. sırada yer aldığını aktardı. Pamuk ithalatında ise Türkiye'nin yaklaşık 1 milyon ton ile 4. sırada bulunduğunu ifade etti. 2025-2026 sezonu için yapılan tahminlerde, dünya genelinde ekim alanlarının 30 milyon 418 bin hektara, üretimin ise 25 milyon 438 bin tona ulaşmasının beklendiğini söyleyen Çondur, Türkiye'nin ekim alanlarının 430 bin hektara gerilemesi ve üretimin 780 bin tona düşmesi öngörüsüyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. İthalatın ise yaklaşık 1 milyon ton seviyesinde seyretmesi bekleniyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE MALİYET BASKISI

İklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Çondur, özellikle son yıllarda artan kuraklığın pamuk üreticileri için ciddi verim kayıplarına yol açtığını vurguladı. Türkiye'nin birçok pamuk üretim bölgesinde yağış rejimlerinin değiştiğini, yer altı su seviyelerinin azaldığını ve sulama imkanlarının kısıtlandığını belirten Çondur, "İklim değişikliği ve su kaynaklarındaki daralma, pamuk üretimi açısından en büyük tehditlerden biridir. İklim kaynaklı su yetersizliği, üretim planlamasını imkânsız hale getiriyor. Sulama maliyetleri artarken, suya ulaşamayan üretici pamuk ekmekten vazgeçiyor. Bu yalnızca tarımsal bir sorun değil, aynı zamanda kırsal kalkınma ve ekonomik istikrar sorunudur." şeklinde konuştu. Pamuk üretiminin iklim değişikliğinden en çok etkilenen alanlardan biri olduğunu yineleyen Çondur, basınçlı sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, yeni sulama projelerinin hayata geçirilmesi ve suyun etkin yönetimi konusunda ortak bir irade gösterilmesi gerektiğini belirtti. İklim şartlarına dayanıklı ve suyu daha verimli kullanan pamuk çeşitlerinin geliştirilerek üreticiyle buluşturulması gerektiğini vurgulayan Çondur, bu alandaki AR-GE çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Sürdürülebilir pamuk üretimi için su yönetiminin ertelenemez bir konu olduğunu belirten Çondur, bütüncül stratejiler geliştirilmezse yaşanacak kayıpların ülke ekonomisini de olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. İklim değişikliğinin yanı sıra pamuk üreticilerinin karşılaştığı girdi maliyetlerindeki artışa da değinen Çondur, mevcut fark ödemesi desteklerinin pamuk üretimini teşvik etmede yetersiz kaldığını söyledi. Desteklerin günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi, ödeme takvimlerinin üreticilerin finansal ihtiyaçlarıyla örtüşecek şekilde düzenlenmesi ve planlı üretim modelinin hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Belirsizlik ortamının, özellikle küçük ölçekli çiftçilerde üretimden vazgeçme riskini artırdığını belirten Çondur, finansmana erişimin önündeki engellerin kaldırılması ve üreticilerin uygun faiz oranlarıyla daha geniş kapsamlı finansmana ulaşabilmesinin tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

PAMUK İHRACATI VE SEKTÖREL BAĞLANTI

Türkiye'nin yıllık pamuk ihtiyacının yaklaşık 1,6 milyon ton olduğunu belirten Çondur, ülkenin ihracat ve istihdamın lokomotif sektörleri olan tekstil ve hazır giyim sektörünün hammaddesi pamuk olduğunu hatırlattı. Pamuğun yüz binlerce üreticinin geçim kaynağı ve milyonlarca insana istihdam sağlayan stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Çondur, tekstil ve hazır giyim sektörünün Türkiye ihracatında yaklaşık yüzde 30 paya sahip olduğunu belirtti. Ancak, son dönemde yaşanan maliyet artışları nedeniyle sanayicilerin, özellikle iş gücü ve enerji maliyetlerinin düşük olduğu ülkelere yöneldiği bilgisini paylaştı. Pamuk üretiminin sektörün ihtiyaç duyduğu hammaddeyi karşılamadığını ve pamuk ithalatının arttığını ifade eden Çondur, tekstil ve hazır giyim sanayinin ihracattaki öncü rolünü sürdürebilmesi için kendi hammaddesini üretme kapasitesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Üretim zincirinin korunması ve rekabet gücünün sürdürülmesi için acilen yeni destek politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Çondur, yerli pamuk üretiminin artırılması, lisanslı depoculuk sisteminin daha etkin hale getirilmesi, elektronik ürün senedi piyasalarının geliştirilmesi ve üretici-sanayici bağının güçlendirilmesinin temel öncelikler arasında yer alması gerektiğini belirtti. Dünya Pamuk Günü'nün, pamuğun tarımdan sanayiye kadar uzanan geniş yelpazedeki rolünü hatırlatmak açısından önemli olduğuna işaret eden Çondur, pamuğun çevre dostu, doğa ile uyumlu ve geleceğin vazgeçilmez bir ürünü olduğunu söyledi. Daha çok üretim, daha çok istihdam ve daha güçlü bir ekonomi için pamuğa sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Çondur, pamuk üretiminin ülke için stratejik önem taşıdığını ve üreticinin, tüccarın ve sanayicinin sürdürülebilirliğini temin edecek güçlü bir tarım-sanayi politikasının artık elzem olduğunu belirtti. Ulusal Pamuk Konseyi olarak, sektörün tüm taraflarıyla iş birliği içinde çözüm arayışlarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.